<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926</id><updated>2011-12-09T09:24:18.264-08:00</updated><category term='Cinsel istek'/><category term='uzun ilişki'/><category term='kadın orgazm'/><category term='Kilo erkeği daha çabuk öldürüyor'/><category term='Klitoral orgazm ile vajinal orgazm arasındaki fark nedir'/><category term='Erken Boşalmaya Çözüm'/><category term='Doğum Kontrol'/><category term='cinsel'/><category term='yüz felci'/><category term='Adet Düzensizliği · İğne · Kilo Artışı · Saç Dökülmesi · Sivilce · Tüylenme · Yan Etki'/><category term='Doğum Kontrolü'/><category term='Sahte Orgazm   nasıl olur'/><category term='Sahte Orgazm'/><category term='erken boşalma çözümleri'/><category term='Ertesi Gün · Ertesi Gün Hapı Etkileri · Ertesi Gün Hapı Koruması · Ertesi Günü Hapı · Gebelik'/><category term='Erken Boşalma Tedavisi'/><category term='masturbasyon yapma'/><category term='Sertleşmeme'/><category term='orgazm nedir'/><category term='cinsel problemler'/><category term='Boşalma Kontrolü · Erken Boşalma Tedavi Edilebilir mi? · Erken Boşalma Tedavisi Nasıl'/><category term='Klitoral Orgazm'/><category term='Gebelikte Orgazm Erken Doğum Yaşatır mı · Hamilelikte orgazm · Hamilelikte orgazm yaşamak tehlikelimidir · Orgazm'/><category term='adet ilişki'/><category term='masturbasyon nedir'/><category term='ilaç kullanma dersleri'/><category term='erken boşalma nedenleri'/><category term='vajina akıntı'/><category term='Kadınlar ağrıya daha dirençli'/><category term='Kadınlar orgazma ulaşmak için ne yapmalıdır'/><category term='Asit erozyonu'/><category term='erken boşalma'/><category term='Tüplerin Bağlanması'/><category term='Akut gırtlak iltihabı'/><category term='adet'/><category term='erkekler ne ister'/><category term='afrodizyak'/><category term='cinsel yaşam'/><category term='akut larenjit'/><category term='Düşük Hapı'/><category term='Doğum Kontrol İğnesi · Gebelik · İğne · İğne ile Doğum Kontrolü'/><category term='Sahte Orgazm  nedir'/><category term='Mastürbasyon Nedir'/><category term='erken boşanma'/><category term='Düşük İğnes'/><category term='Cinsel Başarı · Düğün · Gerdek · Heyecan · İlk Gece · Orgazm · Tabu'/><category term='Mastürbasyon'/><category term='Kadın Orgazmı · Kadınlar hangi pozisyonda orgazm olur? · Orgazmın kolay olduğu pozisyonlar nelerdir ?'/><category term='cinsel ilişki'/><category term='Sağlıklı cinsel yaşam'/><category term='kadın orgazm olma'/><category term='Vajinal Orgazm'/><category term='adetken ikişki'/><category term='Et Penisi · Kan Penisi · Küçük Penis · Mega Penis · Micro Penis · Ortalama Penis Boyu · Ortalama Penis Kalınlığı · Penis Büyüklüğü · Sertleşme'/><category term='ilişkide istekler'/><category term='masturbasyon'/><category term='afrodizyaklar'/><category term='kadinlarda akinti'/><category term='orgazm'/><category term='en güçlü afrodizyaklar'/><category term='erken boşanma nedenleri'/><category term='Bakirelik · Bakirelik Nasıl Anlaşılır? · Bakirelik Testi · Kızlık Zarı · Kızlık Zarı Yırtılması'/><title type='text'>Cinsel Sağlık Sorunları</title><subtitle type='html'>cinsel,cinsellik, tedavisi,cinsel sorun, erken boşalma,cinsel sex sorunları,cinsel sağlık sorunları, uzman,cinsel sağlık uzmanı,cinsel ikişki sorunları,</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>39</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-3325385725037352695</id><published>2010-03-01T17:50:00.003-08:00</published><updated>2010-03-01T17:50:55.434-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sahte Orgazm  nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sahte Orgazm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sahte Orgazm   nasıl olur'/><title type='text'>Sahte Orgazm</title><content type='html'>&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;img border="0" height="100" src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/37.jpg" width="100" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="style22"&gt;&lt;div align="justify"&gt;İtalyan seks uzmanı Maurizio Bossi, kadınların yüzde 40''ının sık sık ya da her zaman orgazm numarası yaparak eşini kandırdığını ortaya çıkardı ve sahte orgazmın nasıl tespit edileceğini açıkladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmasında, seks sırasındaki 5 bin kadını inceleyen Bossi, gerçek orgazmı sahtesinden ayırt etmenin mümkün olduğunu söyledi. Bossi, gerçek orgazmda görülen ve hiçbir kadın tarafından taklit edilemeyen bu uyarı sinyallerini şöyle sıraladı: &lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Seks esnasında kadın, yüzü, göbeği, göğüs ve ayakları erkek tarafından görülebilecek şekilde yatış pozisyonu almalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Orgazmdan kısa bir süre önce burnu hafiften sulanmaya başlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sonra göğüs uçları sertleşmeye başlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Orgazmdan hemen önce, boğazı kuruduğu için yutkunma gereksinimi duyar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Göğüsleri arasındaki deri hafif kızarır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Nihayetinde de göz bebekleri büyür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* En önemlisi, orgazm esnasında, kadının ayakları da oynar. Özellikle başparmağı dik duruma geçer... &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-3325385725037352695?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/3325385725037352695/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/sahte-orgazm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3325385725037352695'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3325385725037352695'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/sahte-orgazm.html' title='Sahte Orgazm'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-1008123210048770344</id><published>2010-03-01T17:50:00.001-08:00</published><updated>2010-03-01T17:50:22.915-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sertleşmeme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşalma'/><title type='text'>Sertleşmeme ve Erken Boşalma</title><content type='html'>&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;img border="0" height="100" src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/120.jpg" width="100" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="style22"&gt;ERKEKTE EREKSİYON ZORLUĞU VEYA İKTİDARSIZLIK &lt;br /&gt;Penisin ilişkiye girecek kadar sertleşmemesinde ve sürekli hale gelmesinde ereksiyon zorluğunda iktidarsızlık söz konusu olmaktadır. Fiziksel yada psikolojik nedenlerden dolayı meydana gelir.Bu nedenle bu iki grup altında incelenmelidir. &lt;br /&gt;FİZİKSEL NEDENLER: &lt;br /&gt;Nörolojik nedenler, vasküler sistemlerdeki bozukluklar nedeni ile, ürolojik nedenler, metabolik sistemler. Örneğin diyabet, tansiyon, kolestrol gibi, yaşın ilerlemesi ile ilgili sorunlar ve hormonal sistemlerdeki sorunlar (örneğin erkekte testerogen hormonu eksikliği cinsel isteği azaltıyor) sayılabilir. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;PSİKOLOJİK NEDENLER: &lt;br /&gt;Aşırı alkol, yeni bir ortam ve eş, aşırı yorgunluk, yeterince zihinsel olarak kanalize olamama, eşler arasındaki gecimsizlik, iletişim kopuklukları, aldatma nedeni ile suçluluk duygusu, tecrubesizlik &lt;br /&gt;Nedenler arasında sayılmakta &lt;br /&gt;EREKSİYON SORUNUNA ÇÖZÜMLER &lt;br /&gt;Psikolojik sorunlarda doktorun önereceği ilaçlar soruna çare olabilmektedir veya Psikolojik danışmanlar ile bu konu konuşarak halledile bilinmekte. Sorun norolojik ve ve sinirsel kökenli olduğunda penis içine iğne ile tedavi yöntemi uygulanıyor. Hastaya öğretilerek ilişki öncesi yapılması sağlanıyor yaklaşık 5~10 dakika sonra etkisi görülüyor. Penis sertleşiyor. Yaklaşık 1 saat ereksiyon durumunda kalabiliyor &lt;br /&gt;PGE1 denilen ilaç grubundaki ürünler jel şeklinde ve idrar kanalına sıkılıyor veya enjekte ediliyor.İğnelerle ayni etkiye sahip ve yan etkisi iğnelere nazaran daha az ve fiyatları daha pahalı. Ağızdan alınan ilaçlar: Viagra türü ilaçlar. Doktor kontrolünde alınmalıdır. Yan etkileri, yaş durumuna göre artabilir.Vakum terapi yapılabilir veya protez takılabilir. &lt;br /&gt;SPERM SAYISI NEDİR NE KADAR OLMALIDIR? &lt;br /&gt;Miktarı 4cc civarında rengi grimsidir. Erkek boşaldığında sperm sayısı 150 - 250 milyon civarındadır. Spermin sayısının çokluğundan ziyade spermlerin hareketliliği önemlidir. En az yüzde 60 hareketlilik gereklidir &lt;br /&gt;ERKEN BOŞALMA NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR? &lt;br /&gt;Erkek cinsel birleşme sırasında istemeden boşalma gerçekleşiyorsa erken boşalma da söz konusundur. Suresi kişiden kişiye değişmektedir: İlişki baslar başlamaz veya cinsel ilişki başlamadan bile boşalma söz konusu olabilir. Çoğunluk ilişki baslar başlamaz ilk 2 ila 3 dakika içinde istem dışı boşalma yasıyorlar &lt;br /&gt;Yapılan muayenelerde ve testlerde herhangi bir fiziksel bulgu bulunamayabilir sorun genellikle psikolojik kaynaklıdır. &lt;br /&gt;ERKEN BOŞALMA NEDENLERİ NELERDİR? &lt;br /&gt;Psikolojik sebepler &lt;br /&gt;Yeni bir eş, &lt;br /&gt;Evlilik öncesi cinsel ilişki &lt;br /&gt;Yasak ilişki nedeniyle suçluluk duygusu, &lt;br /&gt;Aldatma nedeni ile ese karşı duyulan suçluluk duygusu &lt;br /&gt;Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu &lt;br /&gt;Hamile bırakma korkusu &lt;br /&gt;Tecrübesizlik &lt;br /&gt;Sevişme öncesi yaşanan stresli bir durum, (kavga vs..) &lt;br /&gt;Yetersizlik endişesi &lt;br /&gt;Aşırı yorgunluk &lt;br /&gt;Korku &lt;br /&gt;Aşırı uyarılma &lt;br /&gt;Aşırı alkol &lt;br /&gt;ERKEN BOŞALMA NASIL ÖNLENEBİLİR &lt;br /&gt;Çiftler psikolojik bir danışmandan yardım isteyebilirler. Ayrıca ufak bir takım detaylarda erken boşalma konusunda yardımcı olabilir. Nedenler tespit edildiği takdirde zaten sorunu giderici davranışlarda bulunmak yeterli olacaktır. Danışmanların verdikleri taktiklerde zaten endişe ve sıkıntıları yok etme yönünde olacaktır. Bu arada yardımcı olarak erkeğin prezervatif kullanması önerile bilinir. Kadın sevişme sırasında erkeğe yardımcı olmalı cinsel ilişkide fazla heyecan ve doruk noktasına yakın ilişkiyi yavaşlatarak yada durarak boşalmayı önliyebilir.. Sık sık dinlenerek durarak yapılan sevişmeler bir müddet sonra erkeğin kendini kontrol etmesine yardımcı olabilir &lt;br /&gt;Bunun dışında erkek boşalma noktasına geldiğinde esi penisin dip kısmını birkaç saniye sureyle sıktığında boşalmayı yine önlenebilir. &lt;br /&gt;PROSTAT NEDİR &lt;br /&gt;Hastalık yapıcı birtakım mikroorganizmalar idrar kanalından yukarı çıkarak erbezine ulaşır ve burada ağrılara neden olur.Prostat erbezlerinin iltihaplanmasıdır.Bağırsaklarda bulunan kolon basili denilen bir bakteri de prostata neden olmaktadır. &lt;br /&gt;PROSTATIN NEDENLERİ &lt;br /&gt;Uzun süre yalnız yasama &lt;br /&gt;sürekli oturarak çalışma nedeniyle genital organlara kan oturması &lt;br /&gt;Sürekli eş değiştirme &lt;br /&gt;Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmamak &lt;br /&gt;Genital organların temizliğine yeterince önem vermemek &lt;br /&gt;Uzun sureli bağırsak hareketsizliği prostata neden olabiliyor. &lt;br /&gt;PROSTATIN YAŞLA BİR İLGİSİ VAR MI &lt;br /&gt;Eskiden 45~50 yaşları arasında ortaya çıkan bir hastalık olarak görülen prostat hastalığı günümüzde 40 yaşın altındaki erkeklerde de de rastlanmaktadır. Uzun süreli oturarak çalışmaktan doğan genital bölgelere kan oturması neticesinde oluşan ısı artışı mikropların üremesine neden olur. Bu nedenle her yasta yakalanmak mümkün olmaktadır &lt;br /&gt;PROSTATIN TEDAVİSİ NE OLMALIDIR &lt;br /&gt;Doktor muayeneden sonra Antibiyotiklerle tedavi uygulamasına geçer. Prostatın neden olduğu sebebe göre antibiyotiğin yanı sıra ateş düşürücü ve bağırasak çalıştırıcı ilaçlar verebilir. &lt;br /&gt;PROSTATA YAKALANMAMAK İÇİN NELER YAPMALIYIM &lt;br /&gt;Alkol kullanımını en aza indirin, &lt;br /&gt;Fazla tuz kullanmamaya gayret edin &lt;br /&gt;Az yağlı bol lifli yiyeceklere tüketin.Düzenli yemek yiyin &lt;br /&gt;Sebze ve meyve tüketimini çoğaltın &lt;br /&gt;Destekleyici ek vitamin ve mineraller alın.A ve E vitaminlerine özellikle dikkat edin &lt;br /&gt;Fazla cinsel ilişkide az ilişki kadar tehlikelidir..Düzenli seks prostatı önleyebilir &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-1008123210048770344?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/1008123210048770344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/sertlesmeme-ve-erken-bosalma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/1008123210048770344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/1008123210048770344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/sertlesmeme-ve-erken-bosalma.html' title='Sertleşmeme ve Erken Boşalma'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-4884582048819671584</id><published>2010-03-01T17:49:00.003-08:00</published><updated>2010-03-01T17:49:47.571-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşalma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erken Boşalmaya Çözüm'/><title type='text'>Erken Boşalmaya Çözüm</title><content type='html'>&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;img border="0" height="100" src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/158.jpg" width="100" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="style22"&gt; Türk erkeklerinin neredeyse yarısı, bu sorunla karşı karşıyadır. Cinsel birleşme, iki kişi arasında yaşanan ve paylaşılan bir eylem olduğundan, eşlerden birinin herhangi bir olumsuzluğu, ötekinin de cinsel yaşamını olumsuz etkiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir erkek düşünün ki, daha ilk saniyeler ya da dakikalarda boşalıyorsa, kadına da bu süre yetmiyorsa (ki yetmeyecektir) kadın için bu birleşme angarya ve işkenceye dönüşebilir. Bunun sonucu, çoğu kadın cinsellikten soğumaktadır. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Erkeklerde ise, her cinsel ilişkide, kısa bir süreden sonra boşalmanın getirdiği burukluk; "hay Allah gene böyle oldu" yakınmasıdan da, zamanla peniste eriksiyon sorunu, yani sertleşme yetersizliği görülebilir. Ayrıca erkeklerde erken boşalmadan kaynaklanan bir kompleks oluşabilir. Bu durum da kıskançlık, kendine güvensizlik gibi biçimlerde dışa yansıyacağından, ailenin salt cinselliği değil, öteki ilişkileri de olumsuz etkilenir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalma için belirlenen sürenin alt sınırı 3,5-4 dakika, penisin vagina içinde kalmasıdır. Bu sürenin saptanmasında ölçü: Duyarlı bir kadının, penisin vagina içinde ritmik hareketleriyle 3,5-4 dakikada orgazm olabilme koşulu dikkate alınmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk erkeklerinde erken boşalma oranı neden fazladır? Nedeni; ergenlik ve gençlik yıllarında, kadın ve erkek ilişkilerinin kısıtlı olduğu ülkemizde, erkeklerin ergenliğe erişmesinden sonra, evlendikleri yaşlarına gelene kadar, cinsel doyumlarını masturbasyonla sağlamalarıdır. Tüm erkekler, masturbasyon yaparken, bunu uzun bir zaman dilimine yaymak yerine, banyoda, tuvalette ya da yatak odalarında yalnız kaldıklarında, bu işi bir oldu bittiye getirerek, masturbasyonlarını 1-2 dakikada bitirmeyi yeğlerler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da, onlarda bir koşullanma yaratır, bedenlerinin biyolojik saati, ona göre ayarlanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erken boşalmanın tedavisi vardır. Bu tedavide ilaç kullanmak zorunlu olduğundan, ilaç adı veremiyorum. Bu sorun için hastanın mutlaka doktorla bire bir konuşması gerekmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için 0 212 293 33 11 telefon numarasından bize başvurduğunuzda gereken ek bilgiler verilecek ve bize geldiğinizde tedaviniz yapılacaktır. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-4884582048819671584?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/4884582048819671584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/erken-bosalmaya-cozum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4884582048819671584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4884582048819671584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/erken-bosalmaya-cozum.html' title='Erken Boşalmaya Çözüm'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-5375606330156254654</id><published>2010-03-01T17:49:00.001-08:00</published><updated>2010-03-01T17:49:10.265-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğum Kontrol'/><title type='text'>Doğum Kontrol Yönteminde 3 Teknik</title><content type='html'>&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;img border="0" height="100" src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/85.jpg" width="100" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="style22"&gt; 1.Takvim yöntemi &lt;br /&gt;2.Geri çekme yöntemi &lt;br /&gt;3.Vajinal yıkama    &lt;br /&gt;1.Takvim yöntemi:&lt;br /&gt;Adetleri düzenli olan kadınların gebe kalacakları ve kalamayacakları günleri hesaplayarak matematiksel formüle dayanan geleneksel bir yöntemdir. Ancak, stres ve hastalık gibi adet döneminin uzunluğunu etkileyen durumlardan dolayı güvenli bir yöntem değildir. Ayrıca genç yaşlarda, menopoza yakın ve doğum sonrası dönemlerde düzensiz sikluslar nedeni ile bu yönteme güvenilmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Geri çekme yöntemi:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Halk arasında bu yönteme dışarı boşalma ve dikkatli olma gibi isimlerde verilir.Yöntemin başarısı çiftin motivasyonuna bağlıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Vajinal yıkama: &lt;br /&gt;Pek çok kadın vajina duvarındaki spermleri atmak için ilişkiden hemen sonra vajinayı suyla yıkar ve gebeliğin önleneceğine inanır. Bu yöntem tamamen etkisizdir. Modern aile planlaması yöntemleri: &lt;br /&gt;1.Bariyer yöntemler (Kondom, Diyafram, Spermisitler ) &lt;br /&gt;2.Hormonal yöntemler(Doğum kontrol hapları, Enjeksiyonlar, Deri altı implantları) &lt;br /&gt;3.Rahim içi araçlar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Bariyer yöntemler: &lt;br /&gt;Kondom:&lt;br /&gt;Cinsel ilişki esnasında penise takılan bir kılıftır. Erkeğin sperminin vajene girmesini engeller. Pahalı değildir ve kolay temin edilebilir. AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır. Diyafram: Cinsel ilişkiden önce vajene yerleştirilir. Kenarları bükülebilen kubbe şeklinde bir araçtır. Diğer yöntemleri kullanamayanlar tarafından tercih edilebilir. Spermisitler: Spermleri etkisiz hale getiren vajene yerleştirilen kimyasal maddelerdir. &lt;br /&gt;2.Hormonal yöntemler: Doğum kontrol hapları: Her gün sabit miktarda kadınlık hormonlarının dolaşıma girmesini sağlarlar. Böylece yumurtanın uyarılması engellenir ve yumurtlama baskılanır. Her gün düzenli olarak almayı gerektirir. Hap alımı unutulduğunda istenmeyen etkiler gelişebilir. &lt;br /&gt;Enjeksiyonlar:&lt;br /&gt;Aylık ve üç aylık iğneler şeklindedir. Enjeksiyon yöntemini kullanım kolaylığı nedeniyle son yıllarda tercih nedeni olmuştur. Deri altı implantları: Üç santim boyutunda kolun iç yüzüne cilt altına yerleştirilen silikon kapsülden oluşan korunma yöntemidir. Eğitim görmüş sağlık personeli tarafından poliklinik şartlarında uygulanır. Süresi dolan implantın çıkarılması takılması gibi eğitim görmüş personel tarafından yapılmalıdır. Kapsüller deri altına yerleştirildikten sonra düzenli olarak hormon salgılar. Kadından kadına farklılık gösterecek şekilde adet değişiklikleri olabilir. &lt;br /&gt;3.Rahim içi araçlar: İnsan vücuduna zarar vermeyen, rahim içine yerleştirilen küçük bükülebilir araçlardır. Etkinliğini artırmak için içine bakır tel sarılı yada hormon emdirilmiş tipleri vardır. Gebelikten koruyucu etkileri yüksektir. Güvenli ve kullanılışlıdır. Uygulama ve çıkarma işlemi eğitimli personel gerektirir. &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-5375606330156254654?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/5375606330156254654/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/dogum-kontrol-yonteminde-3-teknik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5375606330156254654'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5375606330156254654'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/dogum-kontrol-yonteminde-3-teknik.html' title='Doğum Kontrol Yönteminde 3 Teknik'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-4075489353567332999</id><published>2010-03-01T17:48:00.002-08:00</published><updated>2010-03-01T17:48:45.214-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tüplerin Bağlanması'/><title type='text'>Tüplerin Bağlanması</title><content type='html'>&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;img border="0" height="100" src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/120.jpg" width="100" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="style22"&gt; Kadın üreme organlarında spermle yumurtanın buluşmasını engellemek için geliştirilen cerrahi bir yöntemdir. İlk kez 1823 yılında uygulanmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle küçük bir karın kesisi ile (3-5 cm) tüplere ulaşılır ve tüpler bağlanır. Birkaç farklı bağlama çeşidi vardır. Laparoskopi ile de yapılabilmesi bir avantajdır. Ek olarak hemen doğum sonrasında veya sezaryen sırasında da yapılabilir. &lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkinliği %100'' e yakındır. Çok az bir oranda tüplerin tekrar açılabilmesi ve gebelik ihtimali akılda tutulmalıdır. Operasyon tekniği başarı oranı ile ilişkilidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet bitimini takiben gebe olunmadığından emin olunarak uygulanır. Kısa süren küçük bir operasyondur. Aynı gün taburcu edilerek 1 ay sonra kontrole çağrılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her cerrahi girişim gibi bazı özellikler taşır. Enfeksiyon riski, komşu organ zedelenmesi, anestezi riskleri göz önünde bulundurulmalıdır. Dikkatli bir operasyon tekniği kullanıldığında risk çok düşüktür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk istemi olmayan, aile planlamasını tamamlamış çiftlerde uygun bir yöntemdir. Genellikle ileri yaşta uygulanması tercih edilir. Geri dönüşümsüz bir yöntemdir. Tüp bağlanmasının geri çevrilmesi çok zor ve mikro cerrahi gerektiren, başarı oranı düşük bir operasyon olduğundan, işlem öncesi danışmanlık büyük önem taşır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halk arasında yanlış bilinen bir nokta tüp bağlanmasının adet miktarını etkileyebileceği veya ağrılara neden olabileceğidir. Uygun teknikle yapıldığında, yumurtalık kan dolaşımı &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-4075489353567332999?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/4075489353567332999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/tuplerin-baglanmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4075489353567332999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4075489353567332999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/tuplerin-baglanmas.html' title='Tüplerin Bağlanması'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-7206497231635004815</id><published>2010-03-01T17:48:00.000-08:00</published><updated>2010-03-01T17:48:18.174-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğum Kontrolü'/><title type='text'>Doğum Kontrolü Genel Bilgiler - Doğum Kontrol</title><content type='html'>&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;img border="0" height="100" src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/80.jpg" width="100" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="style22"&gt; Doğum kontrolünün amacı hamileliği önlemektir. Hap veya kısırlaştırma gibi, bazı yöntemler, hemen hemen %100 etkilidirler. Diğer yöntemler ise daha az etkilidirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamınızın ilerleyen yıllarında bazı yöntemler daha hoşunuza gidebilir, ya da daha uygun gelebilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yöntem seçimindeki en önemli dört faktör şunlardır: &lt;br /&gt;Yaşınız &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cinsel aktivite durumunuz &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıbbi geçmişiniz &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anki ilişkiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi doğum kontrol yöntemi sizin için en uygun? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyadaki gebelikten koruyucu en iyi yöntem, ucuz, % 100 güvenilir, rahat ve kullanımı gerçekten kolay olandır. Ne yazık ki, böyle bir yöntem bulunmadığından, elimizdeki seçeneklere bir göz atmakta fayda var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna en yaklaşan ve 16-19 yaş grubunda en sık kullanılan iki yöntem hap ve prezervatiftir. Çoğu kez, birlikte kullanırlar. &lt;br /&gt;istenmeyen gebeliği önlemek için &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumak için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum kontrolünde nelere dikkat etmeli &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenilirlik &lt;br /&gt;Gençken, gebelik çoğunlukla arzu edilmediğinden, güvenilirlik/etkinlik listenizin en başında yer alacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygunluk &lt;br /&gt;Ne kullanırsanız kullanın, vücut kimyanıza ve yaşam stilinize uygun olmalıdır ve sizin bırakmanıza neden olacak kadar, karışık ve karmaşık olmamalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiyat &lt;br /&gt;Seçtiğiniz yöntemin fiyatı değişkenlik gösterebilir ve bazen etkileyici bir faktör olabilir, fakat istenmeyen bir gebeliğin yol açacağı üzüntü ile kıyaslandığında bunu karşılamalısınız. Bazı ülkeler ücretsiz doğum kontrol metodu sağlamaktadırlar. Daha fazla bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık riskleri &lt;br /&gt;Bu, örneğin sağlığınız için risk taşıyan hapsa, uzman bilgisine sahip doktorunuz tarafından değerlendirilmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Partneriniz &lt;br /&gt;Kullanmayı planladığınız metoda uyum sağlamaya istekli mi? Seks iki kişiyi içerdiğinden, metot seçimi de iki kişiyi ilgilendirmelidir. Şayet erkek arkadaşınız başka kızlarla korunmadan ilişkiye girmişse ve kondom kullanmak istemiyorsa size olan duygularını yeniden değerlendirmelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum kontrol araçlarını nasıl ve nerede bulabilirim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğum kontrol yöntemlerinden hangisinin size en uygun olduğunu bulmak için en iyisi aile hekiminize, bir jinekologa veya bir aile planlaması kliniğine danışmaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer özellikle ''randevusuz klinik'' diye belirtilmiyorsa, bir sağlık kontrolünden geçmeniz gerekeceğinden önce telefon edip randevu almalısınız. Bir doktoru görmek ve doğum kontrolü hakkında konuşmak 5 dakikadan uzun sürmeyecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizlilik &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne doktorunuz ne de gittiğiniz klinik ailenizle irtibat kurmaz. Yaşınız ülkeniz yasalarına göre reşit değilse doktorunuz bu durumu ailenizle paylaşmanız için size ısrar edebilir. &lt;br /&gt;Tıbbi tavsiyeler her zaman gizlidir. Hiçbir doktor veya hemşire meslektaşları haricinde kimseyle size verdiği tavsiyeleri tartışmazlar&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-7206497231635004815?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/7206497231635004815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/dogum-kontrolu-genel-bilgiler-dogum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/7206497231635004815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/7206497231635004815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/dogum-kontrolu-genel-bilgiler-dogum.html' title='Doğum Kontrolü Genel Bilgiler - Doğum Kontrol'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-353655185786135484</id><published>2010-03-01T17:47:00.001-08:00</published><updated>2010-03-01T17:47:43.661-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşük Hapı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğum Kontrol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düşük İğnes'/><title type='text'>Düşük Hapı veya  Düşük İğnesi - Doğum Kontrol</title><content type='html'>&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;img border="0" height="100" src="http://www.cinselsaglikrehberi.com/images/cinsel_saglik_rehberi/65.jpg" width="100" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="style22"&gt; Yeni başlamış bir gebeliğin ilaçlarla sonlandırılıp sonlandırılamayacağı merak edilen ve sıkça sorulan sorulardandır. &lt;br /&gt;Düşük yaptırmak amacıyla ilaç kullanımı II. Dünya savaşı yıllarında gündemde idi. Yine nüfusu kalabalık olan ve bazı gelişmekte olan ülkelerde, (Hindistan, Çin vb.) bu tür ilaçların geliştirilmesine çalışılmakta idi. &lt;br /&gt;Günümüzde de giderek daha fazla popülarite kazanmasının nedeni, tıpta genel tedavi prensiplerinde giderek daha az cerrahi girişim kullanma eğilimi ile bağlantılıdır. RU-486 adı verilen bir ilaç, başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinde kullanılan tablet şeklinde bir ilaç ve gebeliğin en erken dönemlerinde etki ederek gebeliğin sonlanmasını sağlıyor. RU-486 ya da diğer adıyla mifepriston gebeliğin en erken aşamasına etki ederek oluşan embriyonun rahim içinde yerleşmesini önlüyor. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'' da kısa bir süre önce kullanımı onaylanan RU-486, ülkemizde henüz Sağlık Bakanlığı onayı almadı. Belki yakın gelecekte ülkemizde de kürtaj olmayı seçen kadınlar için alternatif bir yöntem olarak RU-486 kullanılabilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an için gebeliğin sonlandırılması ülkemizde yasal olarak 10. gebelik haftasına kadar ve kürtaj yoluyla gerçekleşiyor. &lt;br /&gt;Halkımız arasında ''düşük iğnesi'' veya "adet getirici iğne" olarak bilinen ilaçlar, aslında oldukça yanlış kullanılmakta ve suistimal edilmektedir. &lt;br /&gt;Bu tür iğneler gebe olmayan bir kadına uygulandığında gerçekten de çoğu durumda kısa bir süre sonra adetin başlamasını sağlayabilirler. &lt;br /&gt;Ancak bu uygulama iki yönden hatalı. Birincisi bu ilaç düşük iğnesi değildir; yani gebeliğin düşmesine sebep olmaz ve istenmeyen bir gebeliğin devam etmesine neden olur. İkinci hata ise, adet gecikmesi mutlaka jinekolojik değerlendirme gerektiren bir durumdur. Bu nedenle bu ilacı kullanmadan önce bir kadın-doğum uzmanına danışılmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-353655185786135484?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/353655185786135484/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/dusuk-hap-veya-dusuk-ignesi-dogum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/353655185786135484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/353655185786135484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/03/dusuk-hap-veya-dusuk-ignesi-dogum.html' title='Düşük Hapı veya  Düşük İğnesi - Doğum Kontrol'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-6200971507443830866</id><published>2010-02-24T16:02:00.001-08:00</published><updated>2010-02-24T16:02:02.791-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Klitoral Orgazm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Klitoral orgazm ile vajinal orgazm arasındaki fark nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vajinal Orgazm'/><title type='text'>Vajinal Orgazm ile Klitoral Orgazm Arasındaki Fark</title><content type='html'>&lt;div style="color: white;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Klitoral Orgazm,Klitoral orgazm ile vajinal orgazm arasındaki fark nedir ,Vajinal Orgazm&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Orgazmı bütün olarak ele almak gerekir. Bu da sevişmenin başından sonuna kadar olan tüm süreçtir. Halk arasındaki boşalma denilen kavram ise sex esnasında hazzın doruk noktasına ulaştığı yerdir. Klitorist vajinanın en uç noktası olup penisle aynı hassasiyete sahiptir. Aynı zamanda kadının orgazma ulaşması sırasındaki hazırlanmada en üst göreve sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar belli düzende cinsel yaşama sahip olana kadar klitoral orgazm yaşarlar. Vajinal orgazm ise yaşanabilir ancak zor bir olaydır. Gine bu orgazmda da klitoristin etkisi büyüktür. Çünkü penis vajinanın içinde klitoristin sapına dokunduğu anda o doruk noktasındaki hazza ulaşılıyor. Yani iş gine klitoriste bitiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-6200971507443830866?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/6200971507443830866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/vajinal-orgazm-ile-klitoral-orgazm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6200971507443830866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6200971507443830866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/vajinal-orgazm-ile-klitoral-orgazm.html' title='Vajinal Orgazm ile Klitoral Orgazm Arasındaki Fark'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-3715038288586415126</id><published>2010-02-24T16:01:00.000-08:00</published><updated>2010-02-24T16:01:22.741-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadınlar orgazma ulaşmak için ne yapmalıdır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orgazm'/><title type='text'>Kadınlar Orgazm  İçin Ne Yapmalıdırlar ?</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Kadınlar orgazma ulaşmak için ne yapmalıdır ,Orgazm&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın her şeyden önce kendi bedenini tanımalıdır. Vajina kullanımını ,  klitorist kullanımını anlamalıdır. Sekse karşı tabularını ve ayıplarını  yıkmalıdır. Çünkü seksin büyük kısmı psikolojiktir ve içinde ayıp ve takıntı  barındırmaz. Korku ve takıntı olduğu takdirde sekste bütün konsantre kaybolur.  Kadının seks esnasında ne istediğini partnerine söylemesi lazımdır.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar nedir  dersek ” öp beni,yala beni” gibi sözler olabilir. Bunlar kadını kötü yapmaz.  Aksine ne istediğini bilen bir kadın yapar. Bu da partneri açısından önemlidir.  Partnerinin daha çok haz almasını ve aynı zamanda kendisini daha da mutlu  etmesini sağlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-3715038288586415126?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/3715038288586415126/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/kadnlar-orgazm-icin-ne-yapmaldrlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3715038288586415126'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3715038288586415126'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/kadnlar-orgazm-icin-ne-yapmaldrlar.html' title='Kadınlar Orgazm  İçin Ne Yapmalıdırlar ?'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-2834201761622249706</id><published>2010-02-24T16:00:00.001-08:00</published><updated>2010-02-24T16:00:35.063-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelikte Orgazm Erken Doğum Yaşatır mı · Hamilelikte orgazm · Hamilelikte orgazm yaşamak tehlikelimidir · Orgazm'/><title type='text'>Hamilelikte Orgazm Erken Doğuma Neden Olabilir mi ?</title><content type='html'>&lt;div style="color: white;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Gebelikte Orgazm Erken Doğum Yaşatır mı · Hamilelikte orgazm · Hamilelikte orgazm yaşamak tehlikelimidir · Orgazm&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hamilelikte orgazm sırasında ortaya çıkan kasılmalar aslında normalde de var.  Ama hamile olunmayan dönemde rahim ufak olduğu için hissedilmiyor. Hamilelik  esnasında gün geçtikçe daha çok hissedilmeye başlanır.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelikte orgazm  sırasındaki kasılmalar kısa olduğu için erken doğum riskini artırmaz. Ama zaten  bir doğum riski varsa bu tür durumlarda zaten ilişki yasaklanır. Riskli  gebeliklerde orgazm esnasındaki kasılmalar nedeniyle erken doğuma neden  olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-2834201761622249706?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/2834201761622249706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/hamilelikte-orgazm-erken-doguma-neden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2834201761622249706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2834201761622249706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/hamilelikte-orgazm-erken-doguma-neden.html' title='Hamilelikte Orgazm Erken Doğuma Neden Olabilir mi ?'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-6797103512034201660</id><published>2010-02-24T15:59:00.002-08:00</published><updated>2010-02-24T15:59:52.246-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın Orgazmı · Kadınlar hangi pozisyonda orgazm olur? · Orgazmın kolay olduğu pozisyonlar nelerdir ?'/><title type='text'>Kadınlar Hangi Pozisyonlarda  Orgazm Olur ?</title><content type='html'>&lt;div style="color: white;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Kadın Orgazmı · Kadınlar hangi pozisyonda orgazm olur? · Orgazmın kolay olduğu pozisyonlar nelerdir ?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Genelde kadınların tercih ettiği pozisyonlar kadınların üstte olduğu  pozisyonlardır. Çünkü bu pozisyonlar güvenli pozisyonlardır. Kendi orgazmlarını  ayarlayabilirler. Genel olarak alırsak kadınlar kendilerinin üstte olduğu  pozisyonlarda daha çok keyif alıyor diyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Diğer pozisyonlarda da kadınlar  eşleriyle konuşarak onları yönlendirebilirlerse gine orgazma ulaşmak kolay  olacaktır. Kadınların üstte olduğu pozisyonun avantajı klitoristin erkeğin  bedenine sıkça temas etmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer vajinaya arkadan bir giriş söz konusu ise  klitoristin uyarılması için el yardımı gereklidir. Kadının bacaklarını ayırdığı  klasik pozisyonda da klitorist erkeğe temas edeceğinden orgazm daha kolay  olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-6797103512034201660?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/6797103512034201660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/kadnlar-hangi-pozisyonlarda-orgazm-olur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6797103512034201660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6797103512034201660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/kadnlar-hangi-pozisyonlarda-orgazm-olur.html' title='Kadınlar Hangi Pozisyonlarda  Orgazm Olur ?'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-818311611687831496</id><published>2010-02-24T15:59:00.000-08:00</published><updated>2010-02-24T15:59:13.991-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Et Penisi · Kan Penisi · Küçük Penis · Mega Penis · Micro Penis · Ortalama Penis Boyu · Ortalama Penis Kalınlığı · Penis Büyüklüğü · Sertleşme'/><title type='text'>Normal Penis Boyu nasıl olmalı</title><content type='html'>&lt;div style="color: white;"&gt;&lt;span style="font-size: xx-small;"&gt;Et Penisi · Kan Penisi · Küçük Penis · Mega Penis · Micro Penis · Ortalama Penis Boyu · Ortalama Penis Kalınlığı · Penis Büyüklüğü · Sertleşme&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Normalde ortalama sertleşmiş bir penisin boyu 12 cm’dir. 12-15 cm arası  normal penis kabul edilmektedir. 15 cm üstü mega penis olarak adlandırılır. 12-6  cm arası küçük penis 6 penis altı ise mikro penis olarak tabir edilir. Penisin  çevre ölçümü ise 10-12 cm’dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun altı ise ince penistir. Penis ölçücümü  ereksiyon halinde yapılmalıdır. Çünkü yumuşak haldeki penisin boyu her zaman  yanıltıcıdır. 2 tür penis vardır bunlardan ilki et penisidir. Bu peniste yumuşak  halde uzunluk ve kalınlık fazla görülür fakat sertleşme durumunda bu ölçülerde  artma fazla değildir. 1.2 ile 1.4 kat artma olmaktadır. Fakat kan penisinde  yumuşakken boy kısadır kan ile sertleşme olduğunda boyu 2 ila 4 katına kadar  çıkabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-818311611687831496?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/818311611687831496/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/normal-penis-boyu-nasl-olmal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/818311611687831496'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/818311611687831496'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/normal-penis-boyu-nasl-olmal.html' title='Normal Penis Boyu nasıl olmalı'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-2877209252666698169</id><published>2010-02-24T15:58:00.000-08:00</published><updated>2010-02-24T15:58:24.149-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adet Düzensizliği · İğne · Kilo Artışı · Saç Dökülmesi · Sivilce · Tüylenme · Yan Etki'/><title type='text'>Doğum Kontrol İğnelerinin Yan Etkileri nelerdir</title><content type='html'>&lt;div style="background-color: white; color: white;"&gt;Adet Düzensizliği · İğne · Kilo Artışı · Saç Dökülmesi · Sivilce · Tüylenme · Yan Etki&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Doğum Kontrol iğneleri vücuda progesteron hormonu salgılayarak gebeliği önler. Bu sebeple progesteron hormonunun bütün etkileri doğum kontrol iğnelerinde görülür. Doğum kontrol iğnelerinde en çok görülen etki ise kilo artışıdır. Bunun sebebi ise vücutta suyun fazla tutulmasına sebp olması ve iştah artışı yaratmasıdır. Alınan kilo miktarının kişiden kişiye değişmesiyle birlikte iğneden sonra 1 sene içerisinde ortalama 1-2 kilo arasında etki yaratmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer yan etki ise adet bozukluğudur. Bu sebepten dolayı özellikle çalışan bayanlar tarafından çok fazla kullanılamamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Progesteron hormonu bazı bayanlarda sivilcelenmeye, tüylenmeye yol açabilir. Çok nadir olsa da saç dökülmesi de yan etki olarak gözlenmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-2877209252666698169?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/2877209252666698169/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/dogum-kontrol-ignelerinin-yan-etkileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2877209252666698169'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2877209252666698169'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/dogum-kontrol-ignelerinin-yan-etkileri.html' title='Doğum Kontrol İğnelerinin Yan Etkileri nelerdir'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-6659416463352811932</id><published>2010-02-24T15:57:00.001-08:00</published><updated>2010-02-24T15:57:29.559-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğum Kontrol İğnesi · Gebelik · İğne · İğne ile Doğum Kontrolü'/><title type='text'>Doğum Kontrol İğneleri</title><content type='html'>&lt;div style="color: white;"&gt;Doğum Kontrol İğnesi · Gebelik · İğne · İğne ile Doğum Kontrolü&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aylık veya 3 aylık iğneler 100′de 99 koruma sağlar. En önemli nokta düzgün  zamanlarda iğneleme yapılmasıdır. Bu hormon olduğu için vücuda senelerce  verilmesi normal değildir. Doktor kontrolünde takip edilmesi gerekmektedir. Bir  diğer en önemli nokta ise ilk kullanımda adetin ilk günlerinde yapılmasıdır. Bu  şekilde o ay doğum kontrolü sağlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aksi taktirde o ay doğum kontrolü  sağlanamıyabilir. Ondan sonraki iğneler ise 1 ay veya 3 aylık periyodlarda  yapılabilir. Eğer doğru zamanlama ile yapılırsa 1000′de 1′den daha az gebelik  görülmektedir. Tüm dünya çapında kullanılan çok yaygın bir yöntemdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-6659416463352811932?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/6659416463352811932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/dogum-kontrol-igneleri.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6659416463352811932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6659416463352811932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/dogum-kontrol-igneleri.html' title='Doğum Kontrol İğneleri'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-7065878272283571407</id><published>2010-02-24T15:56:00.002-08:00</published><updated>2010-02-24T15:56:45.730-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ertesi Gün · Ertesi Gün Hapı Etkileri · Ertesi Gün Hapı Koruması · Ertesi Günü Hapı · Gebelik'/><title type='text'>Ertesi Gün Hapı Nedir</title><content type='html'>Ertesi gün hapı doğum kontrol yöntemi kullanmayan kadınların korunmasız  ilişki sonrası alabilecekleri ilaçtır. Ertesi gün hapı denmesnin manası ise  korunmasız bir ileişki sonrası gebeliği engelleme yöntemi olmasından dolayıdır.  İlaç verdiği yüksek hormonlarla beraber ilişkiden sonra 72 saat içerisinde  kullanılması durumunda gebeliği önleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nasıl Etki Eder?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün  hapı rahmi muhtemel bir gebeliğe elverişsiz hale getirir. Diğer bir etkiside  spermlerin giriş yaptığı yolları kapatmasıdır. Bu 2 etkiyi göstererek gebelikten  koruma sağlar. Bu korunma yönteminde gebe kalma oranı ise 100′de 5′dir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-7065878272283571407?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/7065878272283571407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/ertesi-gun-hap-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/7065878272283571407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/7065878272283571407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/ertesi-gun-hap-nedir.html' title='Ertesi Gün Hapı Nedir'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-5275394346663579254</id><published>2010-02-24T15:56:00.000-08:00</published><updated>2010-02-24T15:56:16.983-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakirelik · Bakirelik Nasıl Anlaşılır? · Bakirelik Testi · Kızlık Zarı · Kızlık Zarı Yırtılması'/><title type='text'>Bakirelik Testi</title><content type='html'>Bakire Olup Olmadığı Nasıl Anlaşılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişinin bakire olup olmadığının en kestirme yolu kişinin kendine sormaktır.  Güven ilişkilerinde kişilerin birlirlerine sorarak bu konudaki meraklarını  gidermeleri en doğru yöntem olacaktır. Fakat malesefki Türkiye’de ve bazı  ülkelerde Kızlık Zarı tabuları sebebiyle kişinin kendisi veya ailesi tarafından  doktorlara muayene yaptırılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda doktorlar kişinin bakire olup  olmadığını 100′de 99 doğruluk ihtimali ile saptayabilmektedirler. Fakat kızlık  zarı kişiden kişiye çok değişiklik gösterdiği için 100′de 1 yanılma payı vardır.  Bu yanılma payı ise es geçilemiyecek kadar büyük bir orandır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-5275394346663579254?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/5275394346663579254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/bakirelik-testi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5275394346663579254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5275394346663579254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/bakirelik-testi.html' title='Bakirelik Testi'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-5344465380344408353</id><published>2010-02-24T15:55:00.001-08:00</published><updated>2010-02-24T15:55:32.880-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel Başarı · Düğün · Gerdek · Heyecan · İlk Gece · Orgazm · Tabu'/><title type='text'>Cinsel İlişkide İlk Gece sorunları</title><content type='html'>Özellikle eskiden ilk gece törensel bir nitelik taşımaktaydı. Erkeği odaya  sırtına vurarak gönderme, dışarda kanlı çarşaf bekleme gibi örnekler görülürdü.  Bu gibi aile baskısıda cinsel ilişkide ilk geceye zarar vermekteydi. Bu  gelenekler günümüzde de görülsede ilk gece deneyimleri artık daha izole olmuş  durumdadır.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların haricinde ilk gecede bayandan orgazm vb. şeyler beklememek  gerekir. Erkeğin de ilk gecede çok fazla şevkatli olması gerekmektedir. İlk  gecede ilişkiyi başarma oranı %60′dır. Bu da çok normal bir orandır. İlk gecede  başarısızlıklar çok normaldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel tabular, heyecan ve dış faktörler ilk  gecede başarısızlık sebebi olarak gösterilebilir. Fakat ilk gecede başarısızlık  gösteren çiftlerin %95′i daha sonra başarı sağlamıştır. Eğer bu başarısızlık  devam ederse piskolog, pisikiyatrist veya kadın doğum uzmanlarından destek  alınarak sorunlar aşılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-5344465380344408353?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/5344465380344408353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/cinsel-iliskide-ilk-gece-sorunlar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5344465380344408353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5344465380344408353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/cinsel-iliskide-ilk-gece-sorunlar.html' title='Cinsel İlişkide İlk Gece sorunları'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-558568665941942564</id><published>2010-02-24T15:54:00.001-08:00</published><updated>2010-02-24T15:55:01.890-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boşalma Kontrolü · Erken Boşalma Tedavi Edilebilir mi? · Erken Boşalma Tedavisi Nasıl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erken Boşalma Tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşalma'/><title type='text'>Erken Boşalma ve  Tedavisi</title><content type='html'>Erken Boşalma tedavisinde problem boşalma kontrolü olmaması olduğu için  boşalma kontrolü öğretilmeye çalışılır. Erkeğe çeşitli aşamalarla boşalma  kontrolü öğretilmeye çalışılır. Seyanslar tek veya çift olabilir fakat çift  tedaviler çok büyük başarı göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cinsel terapi ile boşalma kontrolünün  aşamaları var. Bunlar öğretilerek boşalma kontrolü sağlanır. 2-3 ay süren bir  tedavidir. Bazı durumlarda ilaç tedavisi de yapılabiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-558568665941942564?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/558568665941942564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/erken-bosalma-ve-tedavisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/558568665941942564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/558568665941942564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/erken-bosalma-ve-tedavisi.html' title='Erken Boşalma ve  Tedavisi'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-4442793003932125821</id><published>2010-02-24T15:53:00.001-08:00</published><updated>2010-02-24T15:53:45.161-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='masturbasyon'/><title type='text'>Mastürbasyonun Cinsel Hayata Etkisi nedir</title><content type='html'>Erkekler cinsel hayatlarına mastürbasyonla başlar. Mastürbasyon ile cinsel  hayatı tanır, boşalma süresini programlıyabilir. Bunun için mastürbasyon’un  bilinçli yapılması gerekmektedir. Erkek boşalmasını nasıl programlarsa cinsel  birleşmelerde de o sürede boşalma yaşar. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-4442793003932125821?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/4442793003932125821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/masturbasyonun-cinsel-hayata-etkisi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4442793003932125821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4442793003932125821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/masturbasyonun-cinsel-hayata-etkisi.html' title='Mastürbasyonun Cinsel Hayata Etkisi nedir'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-8360167472504413070</id><published>2010-02-08T17:10:00.001-08:00</published><updated>2010-02-08T17:10:33.859-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vajina akıntı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadinlarda akinti'/><title type='text'>Kadinlarda akinti nedenleri</title><content type='html'>" Vajinal akıntılar, kadını jinekoloğa götüren nedenlerin en başında gelen ve kişisel, sosyal ve cinsel yaşamını etkileyen rahatsızlıklardır. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın hemen her döneminde karşımıza çıkabilmekle beraber en sık olarak üreme çağındaki cinsel aktif kadınlarda görülürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıntılarla ilgili en önemli konu belki de anormal akıntıyı normal akıntıdan ayırd etmek ve ve buna neden olabilecek yanlış kişisel alışkanlıklar ve hijenik hatalardan vazgeçmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal ya da Fizyolojik akıntı nedir ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajina normal olarak nemli bir yapıya sahiptir.Vajina duvarlarındaki ve vajinanın içinde bulunan rahim ağzındaki bezelerden salgılanan sıvılar bu nemliliği,ıslaklığı sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal sayılan ya da fizyolojik adı verilen akıntılar kokusuz, şeffaf ve sümüksü kıvamda olan akıntılardır. Bu akıntı, ovulasyon adı verilen yumurtlama dönemi gibi östrojen yani kadınlık hormonunun yükseldiği dönemlerde artış gösterir. Yani iki adet arasına rastlayan dönemde bu akıntıda bir miktar artış olabilir. Aynı şekilde adetin hemen öncesinde de akıntıda hafif bir artış olması normaldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca cinsel uyarım sırasında vajinayı çevreleyen bezlerden salgılanan ve ilişkiyi kolaylaştırıcı, kayganlaştırıcı, kendine has bir kokusu ve krem - beyaz rengi olan sıvı da yine fizyolojiktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelikte de rahim ağzından salgılama yapan bezlerin bezlerin aktivitelerinin gebelik hormonlarına bağlı olarak artması nedeniyle yine krem-beyazımsı renkli, olan akıntılar da normaldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alışılmış vajinal akıntının miktarı, kıvamı ve diğer özellikleri değiştiğinde mutlaka hekime başvurmak gerekir.Adet dönemine yaklaştıkça bazen vajinada bir koku olabilir ve akıntı rengi koyulaşabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların bu dönemde getirdiği etkidendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anormal akıntıların sık karşılaşılan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken nedenleri mikrobiktir, yani rahatsız edici akıntılar genellikle birer enfeksiyondur ama öncelikle bu konuda alınması gereken temel önlemlere göz atarsak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlişkiden ve adet kanaması bittikten sonra, vajina içi yıkanmamalı yani vajinal duş alışkanlığından vazgeçilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işlem vajina içersinde normalde yer alan ve çoğunluğunu laktobasil adı verilen mikroorganizmaların oluşturduğu doğal ortamı yani "florayı" bozar ve enfeksiyonların oluşmasına zemin hazırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir temizlik yapılacaksa, vajina dış kısmı ılık, duru, temiz suyla ya da bu amaçla hazırlanmış pH'sı yani asitliği uygun özel solüsyonlarla yıkanabilir. Yıkama işleminden sonra vajen girişi kurulanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli bir konu da tuvalette temizlik mutlaka önden arkaya doğru yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuz, sauna, küvet gibi ortak kullanılan yerlerin temizliğinden emin olunmalıdır. Bu ortamlardan da enfeksiyon alınması olasılığı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Banyo, havuz, sauna ve egzersizden sonra ıslak,terli çamaşır veya mayolar vücutta uzun süre kalmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çok eşli bir cinsel yaşam varsa mutlaka prezervatif ile korunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç çamaşırlar olabildiğince pamuklu ve yünlü yani doğal maddelerden olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinal tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir (en çok 6 saat).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet kanaması döneminde kadına yaşamında ve tüm sosyal aktivitelerinde hareket serbestliği sağlaması, denize girebilme imkanı vermesi için üretilen vajinal tamponların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tamponun sık aralıklarla yenisiyle değiştirilmesinin ihmal edilmemesidir. Vajinal tamponu yerleştirdiğiniz andan itibaren kanla temas sonrasında bakteriler hızla çoğalmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinal tamponlar uygun kullanıldıklarında vajinanın doğal ortamını bozmazlar. Ancak uzun süre vajina içinde kaldığında ciddi enfeksiyonlara bile neden olabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adetliyken cinsel ilişki kurulmasını yasaklamak için yeterli tıbbi neden olmamakla beraber, kendinizi bu dönemde yeterince rahat hissetmiyorsanız eşinizle konuşarak kanamalı dönemlerde ilişkiyi ertelemelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genital sistem enfeksiyonlarının en sık adet kanaması sonrasında gerçekleştiği düşünüldüğünden bu açıdan risk altında olan kadınlar (daha önceden geçirilmiş enfeksiyon, çok eşli yaşam veya eşin çok eşli yaşam sürmesi gibi) bu dönemde ilişkide bulunmaktan kaçınmalıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoş koku amacıyla vajen ağzında deodorant parfüm veya sabunlar (nötral pH ‘lı ve doktor önerisyle alınanlar dışında) kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dar pantolon ve sıkı iç çamaşırları sıkça kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer varsa şeker hastalığı kontrol altında tutulmalıdır. Şeker hastalığının ilk belirtisi bazen bu tür geçmeyen kaşıntılı akıntılar da olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajina içersinde bulunan laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları özellikle de estrojen hormonu gereklidir. Estrojen hormonunun azaldığı durumlarda örneğin menopozda vajende laktobasiller azalarak ortamın asiditesi azalır ve probleme yol açabilecek mikropların üremeleri kolaylaşır. Dolayısıyla kadının enfeksiyona yakalanma oranı artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca herhangi bir sebeple kullanılan antibiyotikler de laktobasilleri öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilirler. Dolayısıyla antibiyotik kullanan kadınların tedavi bitiminde kaşıntıdan yakınmaları sık görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel ilişki ile geçen parazit kökenli hastalıklar içinde en yaygın görüleni trikomonastır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trikomonas sık görülen bir vajinal enfeksiyondur ve bu hastalığa Trikomonas Vaginalis adlı bir parazit yol açmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trichomonas Vaginalis kuyruğuyla hareket eden ve vajinal ortamda kolaylıkla üreyerek vajinit yapabilen bir mikroorganizmadır. Genellikle cinsel ilişkiyle bulaştığı bilinmesine rağmen ortak kullanılan tuvaletlerden, havlulardan ve iç çamaşırlardan, havuzdan da bulaştığı düşünülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtiler nelerdir ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trikomonas vajinitinin en sık görülen belirtileri sarı-yeşilimsi köpüklü, kötü kokulu bol vajinal akıntı ve sıklıkla vulvada (genital bölgenin dış kısmında) olan kaşıntıdır. Cinsel ilişkide yanma, batma, acıma hissi sıklıkla gözlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trikomonas vajiniti cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer aldığından kadının eşinin de tedavi edilmesi gerekir. Çünkü erkeklerde sıklıkla belirti vermeyen bir enfeksiyon türüdür. Bu infeksiyonun gebelik döneminde suların erken gelmesine ve erken doğum tehdidine neden olduğu da düşünülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşhisi nasıl konulur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tecrübeli bir hekim için şikayetlerin dinlenmesi ve muayene ile bu enfeksiyonun tanısını koymak aslında pek de zor değildir. Ama kesin emin olunmak isteniyorsa kadınlarda vajina erkeklerde ise idrar borusundaki akıntıdan örnek alınır ve bu örnek, mikroskopta incelenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korunma yöntemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enfeksiyondan korunmada cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma önlemlerine uyulması çok önemlidir. Bu tür hastalıklara karşı en etkin korunma yöntemi kondom (prezervatif) kullanmaktır. Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olmak, iç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara girmemek de uyulması gereken kurallardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinal enfeksiyonlar (iltahaplar) arasında en sık görülenlerden birisi mantar enfeksiyonlarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mantar enfeksiyonları vajinal enfeksiyonlar içinde en sık görülenlerdendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelik, geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, bağışıklık sisteminin değişik nedenlere bağlı olarak baskılanması ve diabet (şeker hastalığı)mantar enfeksiyonun oluşmasına zemin hazırlayan en belli başlı faktörlerdendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak cinsel ilişkiyle bulaşan bir hastalık olmamasına karşın nadiren cinsel yolla da bulaşabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle yaz aylarında hava sıcaklığının yükselmesiyle beraber genital bölgenin nemli kalmasına bağlı olarak vajinal mantar enfeksiyonlarında artış görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kez vajinada normal olarak bulunan mantarların, vajen florasında meydana gelen değişiklikler sonucu aktif hale gelmesi ile kişide enfeksiyon gelişebilir. Ayrıca sentetik çamaşırlar, dar pantolonlar da mantar enfeksiyonu riskini arttırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında yine yaz aylarında ve özellikle havuz sonrası bu şikayetlerin arttığı görülmektedir. Burada sebep sanılanın aksine havuzdan mantar bulaşması değil, havuz suyundaki klorün vagen florasındaki yararlı bakterileri öldürmesi sonucu var olan mantar sporlarının aktif hale gelmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şikayet olarak hastaların çoğunda yukardaki resimdekine benzer beyaz renkli, parçalı, kesik süt görünümlü akıntı ve özellikle de kaşıntı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca kimi bayanlarda vajinal ağrı, cinsel ilişkide ağrı ve yanma hissi, idrar yaparken yanma ve nadiren hoş olmayan bir koku da olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşıntının şiddetine göre cinsel organların dış kısmında, vajinanın girişinde tahrişe bağlı kızarıklık ve şiş bir görünüm de olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tipik olarak şikayetler adetin başlamasından önceki günlerde daha şiddetlenir ve adetle birlikte bir miktar azalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mantar enfeksiyonlarının çok büyük çoğunluğundan Candida Albicans denen mantar türü sorumludur. Bu yüzden bu hastalığa vajinal candidiasis de denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşhis için genellikle doktorun hastanın şikayetlerini dinlemesi ve muayene etmesi yeterlidir. Ancak bazı hekimler kesin tanı amacıyla vajinal akıntı akıntıdan aldıkları örneği örneği lam (cam parçası) üzerine alarak bir damla % 10 luk potasyum hidroksit ekledikten sonra mikroskop altında incelerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavide ağızdan alınan ya da vajinal yolla kullanılan ilaçlar yanında lokal olarak uygulanan pomat ve kremler de kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinal mantar enfeksiyonlarının çoğu lokal tedaviye cevap verir. Ancak direnç gösteren ya da tekrarlayan enfeksiyonlarda ağızdan alınan tedaviye gerek olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaç tedavisine ek olarak ayrıca hastaya apış arasını ve cinsel organları kuru tutması, sentetik ve dar çamaşırlar yerine pamuklu ve rahat çamaşırları tercih etmesi önerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca genital bölgenin temizliği için normal sabun, parfümlü kozmetik ürünleri gibi tahrişe yola açabilecek temizlik ürünleri değil, bu bölge için özel üretilmiş sabunlar kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların dışında yaz aylarında havuz sonrası genital bölgenin kuru kalması için hanımlara ıslak mayo veya bikini ile kalmamalarını, klorlu sudan arınmak için havuz sonrası duş almalarını da önermekteyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gebelikte, özellikle ilk üçayda lokal uygulanan pomatlar dışındaki ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vajinada tekrarlayan mantar enfeksiyonlarında altta yatan bir diabet (şeker) hastalığı da araştırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel ilişki ile geçen hastalıklar grubunda en sıklıkla karşılaşılan bir diğer vajinal akıntı nedeni Trikomonas adı verilen bir parazittir. Mutlaka eş tedavisini de gerektiren bu mikrobun son yıllarda görülme sıklığı da oldukça artmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trikomonas enfeksiyonu hakkında daha detaylı bilgi için lütfen tıklayınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyden önemlisi düzenli olarak tarama amaçlı smear testi (pap-test) yaptırılmalıdır. Çünkü anormal bir akıntının oldukça nadir, ancak en korkulması gereken sebebi rahim ve rahim ağzı kanserleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük Sağlık Haberleri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-8360167472504413070?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/8360167472504413070/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/kadinlarda-akinti-nedenleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/8360167472504413070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/8360167472504413070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/kadinlarda-akinti-nedenleri.html' title='Kadinlarda akinti nedenleri'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-4578406028807542851</id><published>2010-02-08T16:53:00.000-08:00</published><updated>2010-02-08T16:54:16.493-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mastürbasyon Nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mastürbasyon'/><title type='text'>Mastürbasyon Nedir</title><content type='html'>Kan çıbanlarına, erken bunamaya, titre­melere ve felçlere yol açtığı düşüncesiy­le mastürbasyon yani kendi kendini tatmin uzun süre hoşgörülmemiş, kı­nanmıştır. Bugün bile, yukardaki görüş­lerin yersizliği ortaya çıkmış olmakla birlikte, bu konuda hâlâ bazı tereddüt­ler vardır.Bazı kişiler mastürbasyonun sinir hastalıklarına yol açmasından yada cinsel ilişkilerde bozukluklar yarat­masından çekinirler.Gerçekte bu kor­kuların mastürbasyon yapanlarda bir suçluluk duygusuyle sıkı sıkıya bağlantı­lı olduğu sanılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok kişi mastürbasyonu cinselliğin iki amacı olan beraberlik ve paylaşma ilkelerine karşı çıkan bencil ve tek başına bir doyum biçimi olarak değerlendirir. Kinsey Raporu kendi kendini doyurma­nın zararlı olduğunu ileri süren ilkeleri kesin olarak yalanlamıştır. Gerçekten de araştırmalar sırasında erkeklerin yüzde 93′ünün, kadınların yüzde 62’sinin yaşamlarının herhangi bir dönemin­de mastürbasyon yaptıkları ortaya çık­mıştır. Ford ve Beach, hayvan ve insan cinsel davranışları üzerinde yaptıkları karşılaştırmalı incelemelerde, çoğu hay­vanların da mastürbasyon yaptıklarını ve bu cinsel doyum biçiminin hayvanın kendi vücudunu tanımada ilk belirti olduğunu ortaya koymuşlardır.Dişi hayvan, yavrularına vücudun cinsel doyum bölgelerini öğretir.Yavrular da temizlenirken cinsel bölgelerini yalaya­rak zevk alırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukta cinsel organların duyarlığı erken belirir; ancak cinsellik çocuğun henüz yoğun bir doyum sağlayabilmesi­ne elverişli yoğunlukta değildir.Acemi­ce denemelerden sonra çocuk mastürbasyondan bıkar ve ilgisini yitirir. Daha sonra ergenlik çağında, cinsel içgüdüsü­nün itilimiyle, mastürbasyonun ne ol­duğunu gerçek olarak keşfeder. Böylece mastürbasyon çocukta fiziksel ve ruhsal gerilimi yatıştırmaya yönelik bir alışkan­lık halini alır.&lt;br /&gt;Mastürbüsyonla birlikte derin bir suçlu­luk duygusu da kendini gösterirse, sinirlilik belirtileri ve dikkati bir noktaya toplayamama gibi durumlar ortaya çıkabilir. Bu sonuçlan kendi kendini doyurmanın kaçınılmaz sonuçlarıymış gibi değerlendirmek yanlış olur. Kinsey’in araştırmaları mastürbasyonun fiziksel sakıncalarının çok önemli olma­dığını göstermiştir. Ayrıca özellikle erkek ve kadın davranışları arasında, bazı farkların var olduğu da saptanmış­tır.&lt;br /&gt;Erkeklerde mastürbasyona ergenlik ya­şından yirmi ya da yirmi beş yaşına kadar başvurulur; sonraları yavaş yavaş azalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna karşılık kadınlarda mastürbasyon daha geç ve daha yavaş başlar ve otuz yaşlarında, çoğunlukla evlilik ilişkileri­ne paralel olarak, en yüksek etkinlik düzeyine ulaşır.&lt;br /&gt;Kinsey Raporuna göre, erkekler bu işte kadınlardan daha serbest görünmekte­dir. Erkekler, ilk cinsel itilimlerden itibaren mastürbasyon yapmaya başlar­lar ama, ilk cinsel ilişkileri doyurucu bulurlarsa, matürbasyondan genellikle vazgeçerler.&lt;br /&gt;Kadınlarda ise bu konuda bir tutukluk görülür; cinsellik konusu erkekler kadar yoğunluk kazanmaz. Hatta çoğu zaman kadının içgüdüleri bile ancak ilk flört sırasında gecikmiş olarak uyanır. Kadın­lar evlilik öncesi cinsel ilişkilerden erkeklere göre daha kolay kaçınırlar. Genç kız genellikle nişanlandıktan ya da bir erkeğe aşık olduktan sonra mas­türbasyon yapar. Bazen de kadının cin­sel doyumla sonuçlanmayan evlilik içi bir cinsel birleşme sırasında birikmiş olan cinsel gerilimi bu yöntemle yatış­tırdığı olur. Böylece cinsel ilişkiden tam olarak alamadığı zevki bu yolla sağla­mış olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kinsey’in belirttiği gibi, mas­türbasyon yüksek öğretim gören kişiler arasında daha yaygındır. Bu durum öğ­rencilerin öğretimlerini başarılı bir bi­çimde sürdürmek amacıyle cinsel bir­leşme isteklerini ertelemek zorunda ka­lışlarının bir sonucudur. Gerçekten de bu öğrenciler arasında birçokları evliliği ya da geçici ilişkileri öğrenimi engelle­yici bir öğe olarak görürler. Buna karşı­lık meslek yaşamına daha erken giren erkek ve kadınlar cinsel ilişki konusun­da serbest davranırlar.Mastürbasyonun cinsel ilişkilere hazır­lık için gerekli bir evre olarak kabul edi­lip edilmeyeceği ya da özerk bir etkinlik olup olmadığı çok tartışılmıştır. Kinsey Raporu busor’uyu da cevaplandırmakta­dır. Bu araştırmaya göre doyurucu bir cinsel etkinliğe sahip kişilerin çoğu özellikle ergenlik döneminde, az ya da çok uzun bir kendi kendini doyurma ev­resinden geçmişlerdir. Kısacası mastür­basyon vücudun bilincine ermede, cin­sel uyarılara karşı heyecansal yeteneğini tanımada ve bu uyarıları kontrol etme gücünü kazanmada yararlı bir evredir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece tek başına ulaşılan cinsel zevk, ikili sevişmenin verdiği cinsel zevki do­laylı ve bireysel yoldan öğrenme evresi olmaktadır.&lt;br /&gt;Kendi kendini doyurmaya çoğu zaman hayaller de eşlik eder. Normal cinsel eğilim gösteren gençler mastürbasyon sırasında bu tür bir cinsel birleşmeyi düşlerinde canlandırırlar. Anormal cin­sel eğilim gösterenler ise mastürbasyon sırasında normal bir birleşmeyi düşler­ler. Kişilerin kültür düzeyi arttıkça mastürbasyon sırasında düş kurma yo­ğunluğu da artar.&lt;br /&gt;Kinsey ve çalışma arkadaşlarına göre, kadınlar mastürbasyon yapmak için klitorisin ve küçük dudakların düzenli uyarılmasından, baldırların sürtülmesine ve daha seyrek olarak da dölyolu içi­ni uyarmaya kadar uzanan çok çeşitli yollardan yararlanırlar. Kadınların cinsel doyum bölgeleri üze­rinde yapılan bütün incelemeler, dış üreme bölgesinin özellikle duyarlı oldu­ğunu ortaya koymuştur. Dölyolu ise si­nir uçları bakımından fakirdir; cinsel birleşme sonucunda cinsel doyuma ula­şamayan bazı kadınlar cinsel soğukluğu buna bağlamaktadırlar.Uzun bir süre, kadınların cinsel doyu­mun en üst düzeyine erkeklerden daha ağır bir biçimde ulaştığı düşünülmüştür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oysa cinsel birleşme sırasında kadının doyuma ulaşmaması, çoğu kez birleşme sırasında erkeğin bencilce davranarak sadece kendi doyumunu düşünmesin­den ileri gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınlarda mastürbasyonun yapısal bo­zukluklara, hatta hastalıklara yol açtığı kanısı yanlıştır. Bu inançlar hiç bir ciddi bilimsel temele dayanmamaktadır. Freud ve öğrencilerinin çalışmalarından bu yana, doktorlar kadının gençlik yılla­rında yaptığı mastürbasyonun, cinsel doyum bölgesini dölyolu bölgesinden klitoris bölgesine kaydırdığı kanısındaydılar. Böyle bir kadının klitoriSin uyarıl-masıyle kolayca cinsel doyuma ulaşaca­ğı, ama penisin dölyolu içine girmesinin cinsel doyumu aynı kolaylıkla sağlaya­mayacağı görüşündeydiler. Oysa Kinsey’in istatistikleri bunun tersini kanıtla­mış görünmektedir. Gerçekten de vak­tiyle hiç mastürbasyon yapmamış olan kadınların normal cinsel ilişkiler sırasın­da çok az zevk duydukları anlaşılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilikten önce cinsel doyumun varlı­ğından bile haberi olmayan kadınların sadece üçte biri evlilik yaşamının ilk beş yılı içinde cinsel zevkin bu en yüksek noktasını keşfetmişlerdir. Cinsel doyu­mun varlığını evlilikten önce bilenler ise normal cinsel ilişkilere daha kolay ayak uydurmuşlardır.&lt;br /&gt;Mastürbasyona başvurma kişiden kişiye çok değişir. Aşırı mastürbasyonun sağlı­ğa zararlı olduğu görüşü bugün geçerli­liğini büyük ölçüde yitirmiştir. Delikanlı cinsel doyuma ulaştıktan sonra mastür­basyonu hemen tekrarlamak için bir gereksinme ya da istek duymaz. Buna karşılık depresyon ve huzursuzluk aşırı mastürbasyona yol açabilir, örneğin kızlarla ilişki kuramayan ya da günlük gerçeklerden kaçınmak amacıyle kendi içine kapanan bir delikanlı, cinsel içgü­düsünü kendi kendini uyarma yoluyle yatıştırmaya yönelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta bazı durum­larda normal cinsel ilişkilerde bulundu­ğu halde ayrıca mastürbasyon da yapar. Mastürbasyonun cinsel ilişkilere ayak uyduramamanın bir belirtisi olup olma­dığı da tartışılmıştır. Gerçekten de, karısıyle uyumlu bir biçimde yaşam süren ve onunla doyurucu ilişkileri bulunan bir erkek, mastürbasyona en­der olarak başvurur. Eğer mastürbasyon yapıyorsa, bu kişinin olgunluk yetersiz­liğinden ya da karısıyle yapacağı gerçek birleşmeyi düş gücüne dayanarak gerek­sinmelerin doyurmayı yeğ tutmamasın­dan ileri gelebilir. Böyle hallerde erkek cinsel birleşme konusunda yanlış ve yetersiz bir fikir edinmiş olduğundan mastürbasyonda başka yerde bulamadı­ğı bir zevki arar.&lt;br /&gt;Yalnızlık çeken ve yeniden bir eş bulma ümitlerini tümüyle yitirmiş olan, koca­sından boşanmış ya da kocası ölmüş kadınlar sık sık mastürbasyona başvu­rurlar. Buna karşılık, aynı durumdaki erkeklerde mastürbasyona başvurma sıklığı düşüktür. Gerçekten de erkeğin yaşamını yeniden kurması çok daha kolaydır; çoğu kez kendinden çok genç bir kadınla evlenebilmesi bile mümkün­dür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az ya da çok uzun bir süre karılarından ayrı yaşamak zorunda ka­lan erkeklerde ve toplumun geçici olarak kadınsız olarak yaşamak zorunda bıraktığı erkeklerde mastürbasyon yay­gındır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniyetmelerin ilk zevk kaynağı olan kendi kendini doyurmaya kendiliklerin­den yöneldikleri göz önüne alınırsa, bu uygulamanın doğal olduğu düşünülebilir ve ancak cinsel doyumun özel bir biçimi haline dönüşecek olursa anormal bir davranış olarak değerlendirilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="width: 450px;"&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab" height="404" id="uzmanEmbedPlayerqrVMQV5GkOu" width="450"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.uzmantv.com/getswf/qrVMQV5GkOu" /&gt;&lt;param name="WMode" value="Transparent"&gt;&lt;param name="allowNetworking" value="all"/&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"/&gt;&lt;embed src="http://www.uzmantv.com/getswf/qrVMQV5GkOu" wmode="transparent" width="450" allowScriptAccess="always" allowNetworking="all" height="404" name="uzmanPlayerqrVMQV5GkOu" type="application/x-shockwave-flash"/&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="float: left;"&gt;&lt;a href="http://www.uzmantv.com/" id="uzmanlinkqrVMQV5GkOu" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://www.uzmantv.com/images/uzmantv.png" style="border: medium none;" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="padding-top: 7px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-4578406028807542851?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/4578406028807542851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/masturbasyon-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4578406028807542851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4578406028807542851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/02/masturbasyon-nedir.html' title='Mastürbasyon Nedir'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-6656830097778418085</id><published>2010-01-21T20:21:00.000-08:00</published><updated>2010-02-08T16:01:40.883-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşanma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşanma nedenleri'/><title type='text'>erken boşalma nedenleri</title><content type='html'>çoğu erkek bu sorunu yaşıyor buna çözüm olarak kesin bir sonuc yom ancak önerilen yöntemler var. Mesela düzenli ilişki içinde bulunmak günlük değil haftada 1 veya iki kez partnerin ile cinsel temasda bulunmak buna birazda olsa care olabilir.Sarımsaktır salatalıktır ayvadır diye binbir türlü yalanlar üretiliyor care olarak çözüm sizsiniz arkadaşlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca erken boşalmanın başlıca nedenleri şu şekilde sıralanabilir: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Gençlik çağlarında uygunsuz ortamlarda yapılan mastürbasyonlar, &lt;br /&gt;-Cinsel mitler yani hurafeler, &lt;br /&gt;-Cinsel ilişki konusunda tecrübesizlik, &lt;br /&gt;-Yorgunluk, sıkkınlık, kızgınlık ve tedirginlik, &lt;br /&gt;-Cinsellikle ilgili gerçekçi olmayan beklentiler, &lt;br /&gt;-Cinsel uyarım eksikliği, &lt;br /&gt;-Gerekli koşulların sağlanamaması, &lt;br /&gt;-Sertleşmiş penise verilen orantısız önem, &lt;br /&gt;-Cinsel açıdan baskı altında yetişme, &lt;br /&gt;-Aşırı cinsel isteğin verdiği gerginlik, &lt;br /&gt;-Günah işleme veya suçluluk duygusu, &lt;br /&gt;-Hastalık kapma korkusu, &lt;br /&gt;-Partnerin anlaşılamayan korkusu veya reddetmesi, &lt;br /&gt;-Gebe bırakma korkusu, &lt;br /&gt;-Kastrasyon anksiyetesi, &lt;br /&gt;-Partnerin hayal kırıklığı korkusu, &lt;br /&gt;-Vajinanın aşılamama korkusu, &lt;br /&gt;-Kadına karşı isteksizlik, &lt;br /&gt;-Partnerle çatışma, &lt;br /&gt;-Başkaları tarafından mahrem yerlerinin keşfedilme korkusu, &lt;br /&gt;-Partnere aşırı ilgi, bağlılık ve sevgi, &lt;br /&gt;-Para karşılığı kurulan ilişkiler veya genelev alışkanlığı, &lt;br /&gt;-Cinsel uyumsuzluk, &lt;br /&gt;-Bilinçaltında yatan cinsel ilişki ile ilgili olumsuz düşünceler, &lt;br /&gt;-Prostatit, üretrit vb. hastalıklar, &lt;br /&gt;-Penil hipersensitivite, &lt;br /&gt;-T12-L1 düzeyindeki nörolojik yaralanmalar, &lt;br /&gt;-Narkotik veya antipsikotik tedavinin aniden kesilmesi vb. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERKEKLERİN BOŞALMASINI HIZLANDIRAN NEDENLER &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Genç olmak, &lt;br /&gt;-Romantik, içgüdüleri zayıf ve mantığıyla hareket eden erkekler, &lt;br /&gt;-Heyecanlanmak, &lt;br /&gt;-Uzun süren cinsel perhizler sonrası kurulan cinsel ilişkiler, &lt;br /&gt;-Partnerinin daha istekli olması, &lt;br /&gt;-Yeni evlenmiş veya hiç cinsel ilişkide bulunmamış olmak, &lt;br /&gt;-Cinsel ilişki yoğunluğunun azalması, &lt;br /&gt;-Cinsel birleşme esnasındaki gidip gelmelerin hızlanması, &lt;br /&gt;-Kaygılı ve sinirli ruh hali, &lt;br /&gt;-Aşırı istekli olmak veya aşırı cinsel isteğin verdiği gerginlik, &lt;br /&gt;-Eve günün stresinden bunalmış, yorgun ve sıkıntılı bir halde gelmek, &lt;br /&gt;-Performans anksiyetesi yani başarısızlık korkusu, &lt;br /&gt;-Partner olarak seçilmiş kadının cinsel isteksizliği, &lt;br /&gt;-Cinsel zevke önem vermeyen kadınlarla, hayat kadınlarıyla veya yakalanma korkusu olan bir ortamda kız arkadaşlarla yaşanan erken cinsel deneyimler, &lt;br /&gt;-Devamlı alışılmış partnerle değil de ek olarak başka bir partnerle ilişkiye girme, &lt;br /&gt;-Sorunlu veya bozuk giden evlilikler, &lt;br /&gt;-Sertleşme bozukluğu olacağı endişesi vb.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-6656830097778418085?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/6656830097778418085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/erken-bosanma-nedenleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6656830097778418085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6656830097778418085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/erken-bosanma-nedenleri.html' title='erken boşalma nedenleri'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-482616117813846905</id><published>2010-01-19T22:14:00.003-08:00</published><updated>2010-01-20T23:11:19.282-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilaç kullanma dersleri'/><title type='text'>Eczacılar Birliği’nden ilaç kullanma dersleri</title><content type='html'>KAYSERİ – Türk Eczacılar Birliği Proje Koordinatörü Sahra Daşdemir, AB hibe programı tarafından 65 bin Euro katkı verilerek desteklenen eğitim projesiyle Ankara, Eskişehir, Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat ve Çorum illerinde 4,5 ve 6. sınıflarda eğitim gören toplam 3 bin öğrenciye ulaşılmasının hedeflendiğini söyledi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahra Daşdemir, bilinçsiz ilaç tüketiminin önlenmesi için hazırladıkları eğitim projesi kapsamında bir tiyatro grubunun gösteri de yapacağını kaydederek şunları söyledi:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ Ankara, Eskişehir, Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat, ve Çorum illerinde, 4, 5 ve 6. sınıflarda eğitim gören öğrencileri, bilinçli ilaç kullanımına yönlendirmek için broşür, afiş ve resimli kitapçıklar hazırladık. ‘Akıllı Çocuk Akılcı İlaç kullanır’ adını verdiğimiz proje ile, sağlık alanındaki önemli bir tüketici grubunu oluşturan ancak aynı zamanda, özellikle ilaç suistimali nedeniyle bilinçsiz ilaç tüketiminden en fazla etkilenme riski taşıyan; her türlü öğrenme ve uygulama pratiklerine en fazla açık olan ilköğretim öğrencilerinin, akılcı ve bilinçli ilaç tüketimi konusunda eğitilmeleri ve özümseyecekleri bilgilerle donatılmaları hedeflenmektedir. Çocuklar için Panayır Tiyatro Grubu’ okullarda ve tiyatro salonlarda toplam 20 oyun sahneleyecek. Tiyatro grubu, Ankara’da 15 okulda, diğer illerde ise tiyatro salonlarında gösteri yapacak.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daşdemir, projenin tanıtımı için 13 Şubat Çarşamba günü Türk Eczacılar Birliği Merkez binasında sivil toplum kuruluşlarının davet edileceği bir başlangıç semineri yapılacağını belirtti. Daşdemir, sözlerini şöyle tamamladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Seminerde genel olarak akılcı ilaç kullanımının faydaları ve akılcı olmayan ilaç tüketiminin kişisel ve toplumsal zararları konusunda bilgi alışverişi sağlanacaktır. Diğer illerde de bu tür seminerlerin yapılması planlanmaktadır. Çocuklarımıza ilaç tüketiminin bilinçli yapılması için hem kitapçıklarla hem de tiyatro gösterisiyle ulaşacağız.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-482616117813846905?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/482616117813846905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/eczaclar-birliginden-ilac-kullanma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/482616117813846905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/482616117813846905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/eczaclar-birliginden-ilac-kullanma.html' title='Eczacılar Birliği’nden ilaç kullanma dersleri'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-3388501181508349353</id><published>2010-01-19T22:14:00.001-08:00</published><updated>2010-01-20T23:12:16.989-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kilo erkeği daha çabuk öldürüyor'/><title type='text'>Kilo erkeği daha çabuk öldürüyor</title><content type='html'>Kilo erkeği daha çabuk öldürüyorİSTANBUL – Araştırmalar, obezitenin kadınlarda daha yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Ancak aşırı kilo nedeniyle ölüm oranları erkeklerde daha fazla. Kilo fazlalığı ve obezite giderek artan oranlarda görülen bir toplum sağlığı sorunu. Obezite, tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol ve bunlara bağlı olarak gelişen kalp damar hastalıkları, kalp krizi gibi hastalıklara neden oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kişinin obez olup olmaması karın bölgesinde, iç organları saran yağlanmanın en basit şekilde değerlendirilmesi bel çevresinin ölçülmesi ile mümkün. Erkeklerde 102 cm. üzeri, kadınlarda ise 88 cm üzeri yüksek risk grubu olarak kabul ediliyor. Bir diğer ölçüm şekli de bel – kalça çevresi oranının alınması. Bu oran 0,85 üzerine çıktıkça riskin arttığı görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;KADIN İLE ERKEK ARASINDAKİ FARKLAR:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplum geneline bakıldığında kilo fazlalığı ve obezite kadınlarda daha yaygın. Oysa ki obezitenin doğurduğu kronik hastalıklar ve bunun sonucu gelişen kalp-damar hastalıkları ve ona bağlı ölümlere bakıldığında erkeklerde durumun daha kötü. Yağ dokusunun (adipoz dokusu) dağılımı bir kadın ile erkek arasındaki, ilk bakışta görülebilen en önemli farklardan biridir. Erkekler kilo aldıklarında yağlanma göbek tarafında olma eğiliminde iken, bu kadınlarda daha çok kalça, kol ve bacaklarda olur. Bu farka sebep olan şey ise Östrojen (kadınlık hormonu)’dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Östrojen eksikliği durumu olarak da tanımlanabilecek menopoz dönemiyle beraber, yağ dağılımındaki fark da ortadan kalkar. Kadınlarda da göbek etrafında yağlanmanın olduğu ve kol ve bacakların nispeten inceldiği görülür. Aynı şekilde menopoz dönemi kadınlar ile aynı yaş grubundaki erkekler arasında kalp-damar hastalıkları görülme sıklığı ve ona bağlı ölümlerin de eşitlenmeye başladığı görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VKV Amerikan Hastanesi Endokrinoloji Diyabet ve Metabolizma Uzmanı Dr. Tahir Haytoğlu, obeziteye karşı koymak için yapılması gerekenleri söyle ifade ediyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İlaç tedavisinden çok, elbette doğru beslenme ve sağlıklı bir yaşam tarzının erken yaşlarda benimsenmesi gerekir. Bu amaçla daha çocuk yaşta hareket etmek, egzersiz yapmak özendirilmeli, televizyon başında, bilgisayar başında çok uzun süre harcanmasından kaçınılmalı. Televizyon seyrederken yemek yeme, bir şeyler atıştırma gibi alışkanlıklar terk edilmeli, çocuklara bu alışkanlık hiç kazandırılmamalıdır. Beslenme konusunda temel prensipler olarak öğün atlanmaması ve yiyecek gruplarının bilinerek her grupta “sağlıklı” olanların “daha az sağlıklı” olanlara tercih edilmesi gerekir. Kilo kontrolü, kişinin kilo alırken önlem almaya başlaması 20-30 kilo aldıktan sonra vermeye çalışmasından çok daha kolay bir yoldur. Kilo kontrolü için kişinin kendisini düzenli olarak tartması ve kendini kontrol etmesi gerekir. Beslenme alışkanlıklarında radikal değişimler içeren hızlı zayıflama diyetlerinden kaçınmak gerekir. Daha çok kalıcı yönde porsiyon kontrolü ve gereksiz kalorilerin kısıtlanma, besin değeri düşük ancak kalori değeri yüksek yiyeceklerin kısıtlanması daha etkili ve kalıcı bir önlem olacaktır.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-3388501181508349353?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/3388501181508349353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/kilo-erkegi-daha-cabuk-olduruyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3388501181508349353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3388501181508349353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/kilo-erkegi-daha-cabuk-olduruyor.html' title='Kilo erkeği daha çabuk öldürüyor'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-2939504060840413674</id><published>2010-01-19T22:13:00.002-08:00</published><updated>2010-01-20T23:12:37.345-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Asit erozyonu'/><title type='text'>Dişlerin bilinmeyen düşmanı: Asit erozyonu</title><content type='html'>İSTANBUL – İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Taner Yücel, ağız ve diş sağlığını tehdit eden önemli hastalıkların başında gelen diş çürüklerinin, özellikle gelişmiş batı ülkelerinde alınan koruyucu sağlık tedbirleriyle ciddi oranda azaldığını, asit erozyonu vakalarının ise arttığını söyledi.&lt;br /&gt;Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve diş sert dokularında görülen aşınmalar olarak tanımlanan asit erozyonunun, diş çürüğü ile beraber yüzyılın en önemli diş sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Taner Yücel, “Bunun yanı sıra mide rahatsızlıklarına bağlı olarak meydana gelen reflü sonucu veya efervesanlı ilaç ve vitaminlerin yoğun kullanılması veya ağızda emilerek kullanılan çeşitli pastiller sonucu ağız pH’sı düşerek, diş sert dokularında erozyon meydana gelebilir” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Yücel, her yaşta görülebilen asit erozyonunun, “asitli yiyecek ve içeceklerin dişle teması sonucu diş minesinin yüzeyinin geçici olarak yumuşaması ile ortaya çıktığını” dile getirerek, “Zamanla, bu asidik yumuşama, önemli bir aşınmaya ve dolayısıyla da diş minesinin kalınlığının azalmasına yol açabiliyor. Bu da sonuç olarak diş hassasiyetinin artmasına ve daha sonra da dişin dokusu, şekli ve görünümünde değişime neden oluyor” diye konuştu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-2939504060840413674?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/2939504060840413674/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/dislerin-bilinmeyen-dusman-asit.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2939504060840413674'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2939504060840413674'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/dislerin-bilinmeyen-dusman-asit.html' title='Dişlerin bilinmeyen düşmanı: Asit erozyonu'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-3548075390507357158</id><published>2010-01-19T22:13:00.000-08:00</published><updated>2010-01-20T23:12:24.552-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadınlar ağrıya daha dirençli'/><title type='text'>Kadınlar ağrıya daha dirençli</title><content type='html'>Kadınlar ağrıya daha dirençli&lt;br /&gt;Adet sancısı, gebelik ve doğum ağrısı başta olmak üzere her kadın yaşamı boyunca şiddetli ağrılarla karşı karşıya kalıyor. Kadına özel bu ağrıların dışında, karın, baş ve eklem ağrılarını da kadınlar erkeklerden daha fazla yaşıyor. Ağrı kişisel bir kavram. Her birey bu sözcüğün anlamını yaşamı boyunca edindiği deneyimlerle kavrıyor. Ancak her iki cinsiyette de farklı biyolojik, psikolojik ve sosyolojik faktörler değişik ağrı deneyimlerine neden oluyor.&lt;br /&gt;Acıbadem Ağrı Tedavi Merkezi’nden Prof. Dr. Süleyman Özyalçın, “Ağrı vücudun belirli bir bölgesinden kaynaklanan, bir doku hasarına bağlı olan veya olmayan, insanın geçmişteki deneyimleri ile ilgili hoş olmayan, duyusal bir histir” diye ağrıyı tanımlayarak şöyle devam ediyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Tekrarlayıcı ağrı yakınmaları bakımından kadın ve erkek cinsleri arasındaki farklılıklar ergenlik çağı döneminde başlar ve erken yetişkinlik döneminde sürer. Çocukluk çağında da cinsiyet farklılıklarına bağlı ağrı şikayetleri olabilir. Genellikle kız çocukları, ailenin ilk çocukları ve alt sosyo-ekonomik sınıfların çocuklarında ağrı yakınmaları daha fazladır ve bu psikolojik bir olaydır. Erkek çocuklar ise ağrı yakınmalarını daha iyi kontrol altına alırlar.”&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;KADINLAR VE ERKEKLER FARKLI AĞRILAR YAŞIYOR&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ağrı konusunda kadın ve erkek arasındaki farklıkların üç temel sebebi bulunuyor: Hormon ve organ farklılıkları, kültürel ve toplumsal rollerdeki farklılıklar ve adale farklılıkları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların cinsiyet organları ve hormonal değişimleri farklı ağrı deneyimlerine yol açıyor. Kadınların çoğu adet ağrısı, yumurtlama ağrısı, gebelik ve doğum ağrısı gibi patolojik olmayan nedenlere ait ağrılar yaşıyor. Tüm genç kızların yaklaşık yüzde 50’si erken ergenlik döneminde adet ağrısı deneyimine sahip. Geç ergenlik döneminde ise bu oran yüzde 75’e ulaşıyor. Geç ergenlik ve erken yetişkinlik çağında ağrıların şiddeti daha da artıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişen kadın erkek rollerinin ve yaşamdaki biçimlerinin ortaya çıkardığı durumlar da ağrı üzerinde çeşitli etkilere sahip. Örneğin bu yüzyılın başında, bel ağrılarının erkeklerde kadınlardan daha sık görüldüğü kabul edilirdi. Ancak endüstriyel toplumların hızlı gelişimi sonucunda kadının iş hayatına ve üretime giderek daha aktif katılması, bel ağrıları konusundaki kadın erkek farklılığını ortadan kaldırdı. Kadın adalelerinin daha zayıf, erkek adalelerinin ise daha güçlü olması ise bazı ağrıların kadınlarda daha fazla ya da daha sık görülmesine neden olabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KADINLARIN AĞRI DENEYİMİ DAHA FAZLA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyolojik, psikolojik ve sosyolojik faktörler ağrının algılanması ve ağrılı duruma ilişkin davranışlardaki farklılıklarda da etkili bir rol oynuyor. Acıbadem Ağrı Tedavi Merkezi’nden Dr. Selçuk Dinçer bunu şöyle açıklıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Beyindeki kimyasal, metabolik, fiziksel ve hormonsal değişiklikler ağrı algılaması, iletimi ve duyarlılığı bakımından her iki cinste farklılığa yol açmaktadır. Deneysel araştırmalara ait bilgiler, biyolojik faktörlerdeki değişikliklerin kadınlarda baş ağrısı ve migren şikayetlerinin daha sık olmasına neden olduğunu düşündürmektedir. Psikolojik ve sosyolojik faktörler ağrının algılanması ve ağrılı duruma ilişkin davranışlardaki farklılıklarda etkilidir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın ve erkek arasında ağrının algılanması bakımından farklılıkların psikolojik ve sosyolojik açıdan iki önemli nedeni var: Birincisi kadın ve erkeğin yaşamları boyunca farklı ağrı deneyimlerine sahip olması, ikincisi ise kadın ve erkeğin toplumda kendilerinden beklenen farklı sosyal rollerinin olması. Cinsiyetle ilgili farklı sosyal beklentiler ağrıya tepkiyi de belirliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla ağrılar karşısında erkek ve kadın, aralarındaki farklı sosyal rol nedeniyle farklı tutum izliyor. Kadın ağrı duyduğunu rahatlıkla dile getirip doktora başvururken erkek bu konuda kadına oranla daha çekingen ve kendini saklamaya meyilli oluyor. Bu, kadının toplumdaki rolüyle ilgili sosyo psikolojik bir farklılık. ‘Kadın, sosyal sorumlukları gereği ağrısının bir an önce geçmesi için tedavi yolu ararken erkek, ağrısının olduğunu belirtmekten bile kaçınmaktadır’ diyen Prof. Dr. Özyalçın, kadınların erkeklerden daha çok ağrı yaşadığı yanılgısının kaynağında kadınların ağrıyı daha çok dile getirmesinin yattığını söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınların ağrıya erkeklerden daha dayanıklı ve dirençli olduğunu söylemek de mümkün. Bunun bir nedeni, kadınlarda östrojen gibi bazı hormonların ağrıdan koruyucu özelliklere sahip olması. Yapılan araştırmalara göre kadınların, örneğin ameliyat sonrası ağrılarda daha az ağrı kesici kullandığı ortaya çıkmış. Ancak erkeklik hormonlarının da ağrı giderici etkileri olduğuna ilişkin araştırmalar da bulunmaktadır. Kadınların ağrıya daha dirençli olmalarının önemli bir nedeni de ağrı konusunda daha deneyimli ve daha hazır olmaları. Özellikle doğum yapmış kadınların doğum ağrısı deneyimi ve pek çok kadının adet ağrısı deneyimi kadınların erkeklere oranla ağrıya daha dirençli olmalarını sağlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-3548075390507357158?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/3548075390507357158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/kadnlar-agrya-daha-direncli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3548075390507357158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3548075390507357158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/kadnlar-agrya-daha-direncli.html' title='Kadınlar ağrıya daha dirençli'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-3844908355748044873</id><published>2010-01-19T22:12:00.000-08:00</published><updated>2010-01-19T22:12:20.825-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yüz felci'/><title type='text'>Kış mevsiminde ‘yüz felci’ riski</title><content type='html'>Edirne Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Hatice Gül, gözyaşı ve tükürük salgısının azalması, tat duyusunun bozulması, gürültüye duyarlılık artışı gibi bulguların yüz siniri felcinin belirtisi olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EDİRNE – Edirne Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Hatice Gül, soğuk havalarda karşılaşılan sağlık sorunları arasında yüz felcinin de bulunduğunu bildirdi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz sinirinin çalışmamasının en belirgin bulgusunun yüzün bir yanındaki hareketlerin azalması veya kaybolması olduğunu ifade eden Uzm. Gül, “Gözyaşı ve tükürük salgısının azalması, tat duyusunun bozulması, gürültüye duyarlılık artışı gibi bulgular yüz siniri felcinin belirtisidir. Yüz felci, yüzün kaslarını uyaran sinirlerde ortaya çıkmakta. Bu durumda ağızda ve yüzün değişik yerlerinde kaymalar meydana gelmekte” dedi.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumda en sık görülen yüz felci sebebi olan ve “Bell paralizisi” adı verilen bu durum, yüz sinirinin iç kulak çevresindeki bir bölümünde iltihap ve ödem oluşmasıyla gelişmekte olduğunu bildiren Uzm. Dr. Gül, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yüz çok fazla soğuğa maruz kalan bir bölgedir. Soğuk ve rüzgar da yüzdeki virüsleri tetikler ve yüzdeki sinir uçlarında ödem oluşturabilir. Yüz felci tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle yüz felci bulguları olan hastalar hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar. Bu hastaların büyük çoğunluğu tedaviyle iyileşmektedir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÜZ FELCİNDEN KORUNMA YOLLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut direncini düşüren rahatsızlıklar, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonun yüz felcinin tedavi süresini uzatmakta olduğu gibi hastalığa kaynak oluşturduğunu anlatan Dr. Gül, bu tip hastalıkları olanların özellikle beslenmelerine dikkat ederek, tedavilerini aksatmamaları gerektiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzm. Dr. Gül, korunma yöntemlerini şöyle sıraladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Soğuk ve rüzgarlı havalarda yüzü mutlaka sert hava akımından korunmak gereklidir. Kar maskesi, atkı takarak yüzün rüzgarla temas önlenmelidir. Cereyan yapacak şekilde pencereler açık bırakılmamalıdır. Soğuk hava, soğuk günlerde dışarı çıkılırken mutlaka yüz ve başı soğuktan koruyacak şekilde şapka, şal ve atkı kullanılmalıdır. Banyo sonrası saçlar tam kurutulmadan dışarı çıkılmamalı, rüzgara karşı durulmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok soğuk havalarda, özellikle erkekler tıraş olduktan sonra en az 10 dakika bulundukları ortamdan çıkmamalıdırlar. Tıraş, sıcak ya da soğuk suyla değil, ılık suyla olunmalıdır. Ayrıca havalar çok soğuk olmasa da rüzgara maruz kalmamak için otomobil kullananların da camlarını açmaması önemlidir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAKIZ ÇİĞNEMENİN ÖNEMİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüz felci olan hastaların, sağlık kuruluşuna gitmelerinin yanı sıra hekimlerce verilen tedavi ve önerilere uymaları gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Gül, “Tedavide yüz egzersizleri de çok önemlidir. Yüz felci hastaları, yüz kaslarına masaj yapmalı, sıcak uygulamalı ve bu kasların hareket etmesini sağlamak için sakız çiğnemeli. Özellikle uzun süren yüz felçlerinde yüz kasları hareketsizlikten güçsüzleşirler ve daha sonra yüz siniri çalışsa bile yüzde asimetri ve güç kaybı olabilir. Hastanın kendi kendine uygulayabileceği masaj ve sakız çiğneme dışında fizik tedavi uygulanması da hekimin gerekli gördüğü durumlarda önerilebilir” dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-3844908355748044873?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/3844908355748044873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/ks-mevsiminde-yuz-felci-riski.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3844908355748044873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3844908355748044873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/ks-mevsiminde-yuz-felci-riski.html' title='Kış mevsiminde ‘yüz felci’ riski'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-6770018406878605066</id><published>2010-01-19T22:11:00.001-08:00</published><updated>2010-01-19T22:11:41.875-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Akut gırtlak iltihabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akut larenjit'/><title type='text'>Akut gırtlak iltihabı (akut larenjit)</title><content type='html'>Akut gırtlak iltihabı (akut larenjit)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bazen tek belirti, ama genellikle kuru öksürük ve boğaz ağrısı ve bazen de azya da çok yüksek ateşle birlikte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;seste boğuklaşma, gittikçe kuru ve kulak tırmalayıcı hale gelme, değişen ölçüde kalınlaşma ses tellerinin iltihabı&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ses kısıklığı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-6770018406878605066?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/6770018406878605066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/akut-grtlak-iltihab-akut-larenjit.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6770018406878605066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6770018406878605066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2010/01/akut-grtlak-iltihab-akut-larenjit.html' title='Akut gırtlak iltihabı (akut larenjit)'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-8536719455084276836</id><published>2009-12-19T17:50:00.000-08:00</published><updated>2010-01-20T23:12:59.004-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşalma çözümleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşalma nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken boşalma'/><title type='text'>Erken Boşalma Nedenleri</title><content type='html'>her erkegin sık sık görmüş oldugu bir sorundur erken boşalma.Ancak bu durum söz konusu iken erkekler kendilerini kusurlu görürler.Sizce ne kadar doğrudur bu ?.Tabiki yanlış bir düşünce.Hiç bir erkek kusurlu değildir sadece ufak pürüzler vardı.İşte erken boşalmadan ufak pürüzlerden sadece biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki buna sebep nedir.Sebibi henüz bilinemiyor ancak caresi söz konusudur.Nedir azimli olmak ve partnerinizin size inanmasını sağlamak laızm öncelikle.İlişki sırasında boşalma hissi yaşarsanız eğer kendinizi geri ççekin o his kaybolanana kadar.O his gittikten sonra beli sallamaya devam:D şaka şaka:D .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür işlemler sonucunda kendinizi sıkmalısınız her geldiginde sıkın dişinizi ve boşalmayın göreceksınız ilerde ne uzun sıcak geceler yaşıyacasınız..&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;erken boşalma,erken boşalma nedenleri,erken boşalma çözümleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeter bu kadar ah şu &lt;a href="https://www.google.com/adsense/"&gt;google adsense&lt;/a&gt; olmazsa yada &lt;a href="http://www.google.com"&gt;google&lt;/a&gt; hayatta yazmam ama neyse.Ha unutmadan bide &lt;a href="http://www.alexa.com"&gt;alexa&lt;/a&gt; var ya deli olcam:D&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-8536719455084276836?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/8536719455084276836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/erken-bosalma-nedenleri.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/8536719455084276836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/8536719455084276836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/erken-bosalma-nedenleri.html' title='Erken Boşalma Nedenleri'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-7753445213327381318</id><published>2009-12-18T18:29:00.000-08:00</published><updated>2010-01-20T23:13:08.057-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel istek'/><title type='text'>Cinsel istek</title><content type='html'>merhaba okurlar Cinsel istek sorunu yaşayan bircok insanımız var tabıkı.Sizce bunun nedeni nedir bileniniz vamrı?Mesela bana göre bunun nedeni aşırı iş temposudur.Tabi alternatiflerde çoğaltılabilir ancak en büyük nedeni iş temposu yanı aşırı calışmanız partnerinize zaman ayıramamanızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ee peki buna çözüm yokmudur neden olmasın ?.Her sorunun bir caresı vardır elbet.Ypğun bir iş temposuna sahipseniz öncelikle şunları denemelisiniz.Yıllık izin hakkınız varsa biran önce kullanınız eşiniz sevigliniz kaçamak arkadaşınız her ne ise onunla vakit gecirin.Eğer yoksa yıllık izin iş saatleri sonrasında kendinizden biraz fedaakarlık yaparak ona zaman ayırınız bir çiçek bir hediye süper olacaktır gecenın devamı için.Yok buda olmaz dıyorsanız sizde bir sorun vardı o zaman abı:D&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Neyse saten &lt;a href="http://www.google.com"&gt;google&lt;/a&gt; için bu konuyu öylesine yazdım tek &lt;a href="https://www.google.com/adsense/"&gt;google adsense &lt;/a&gt;başvurumu onaylasın dıye.Bilmem onaylarmı &lt;a href="http://www.alexa.com"&gt;alexa&lt;/a&gt; var bıde:D hey allahım ya iş güç bitti bide bunlarla ugrasıyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-7753445213327381318?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/7753445213327381318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/cinsel-istek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/7753445213327381318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/7753445213327381318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/cinsel-istek.html' title='Cinsel istek'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-2042280923384403707</id><published>2009-12-06T11:37:00.000-08:00</published><updated>2009-12-06T11:40:44.778-08:00</updated><title type='text'>merhaba google</title><content type='html'>merhaba google lütfen bunuda indexle la:D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunu indexle &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.2m.tv/studio2m2007/candidat.asp?id=16846&amp;amp;candidat=%22%3E%3Ca%20href=%22http://www.turksikisizle.info%22%20%20%20title=%22liseli%20porno%20izle%22%3Eporno%20izle%3C/a%3E"&gt;burdan gir&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-2042280923384403707?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/2042280923384403707/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/merhaba-google.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2042280923384403707'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2042280923384403707'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/merhaba-google.html' title='merhaba google'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-3708375374567265096</id><published>2009-12-06T11:09:00.000-08:00</published><updated>2009-12-06T11:12:38.971-08:00</updated><title type='text'>bak bu başlığa google</title><content type='html'>selam google yenı hacklink calışıyorum olmusmu acaba vaksana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;al burdna &lt;br /&gt;al&lt;a href="http://www.es.co.th/search.asp?Word='%3E%3Ca%20href=%22http://www.turksikisizle.info%22%20%20%20title=%22liseli%20porno%20izle%22%3Eporno%20izle%3C/a%3E"&gt;bak&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-3708375374567265096?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/3708375374567265096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/bak-bu-baslga-google.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3708375374567265096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3708375374567265096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/12/bak-bu-baslga-google.html' title='bak bu başlığa google'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-6673785312713048880</id><published>2009-11-02T15:17:00.000-08:00</published><updated>2009-11-02T15:21:28.502-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adetken ikişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adet'/><title type='text'>Adet iken ilişki</title><content type='html'>Merhaba okurlar.Bayanlarımız için bir yazı yazmak istedim.Adet iken ilişki ne kadar zevk verir? ne kadar günahtır sorularına acıklık getirmek için.Bazı erkekler kendilerine hakim olamamakta ve karı veya cinsel arkadaşlarını zorla ilişkiye girmek istemektedirler bu günlerde.Peki ne kadar sağlıklıdır bu HİÇ.Kadın karşı cinsin üzülmemesi için ilişkiye girer kısmen .Ancak emin olun kendisi 1 gram zevk almamaktadır.Peki ya erkek onun için fark etmez tabı bunu bilemeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki adet iken ilişkiye girmek günahmıdır.TABİKİ GÜNAHTIR.Açık ve net anlatmak istedim kısa bir yazı oldu görüşmek dileği ile&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-6673785312713048880?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/6673785312713048880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/11/adet-iken-iliski.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6673785312713048880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/6673785312713048880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/11/adet-iken-iliski.html' title='Adet iken ilişki'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-418862937914499829</id><published>2009-10-28T17:02:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T17:08:29.263-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uzun ilişki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağlıklı cinsel yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel yaşam'/><title type='text'>Sağlıklı ve  uzun cinsel yaşam için spor yapın</title><content type='html'>Eğerk cinsel yaşamınızda durgunluk söz konusuz ve aranızda soğuk rüzgarlar esiyor ise buna bir çözüm var spor yapın ve cinsel yaşamınızı canlandırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kadınlara özgün spor haraketleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kegel egzersizi: İdrarınızı yaparekn bir kaç yez yapıp tutun .&lt;br /&gt;Sırt egzersizi: Sırt üstü yatarak dizlerinizi büzün ve bacaklarınızı ayırınız.&lt;br /&gt;Karın egzersizi:Sırt üstü uzanarak dizlerinizi bükünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Erkeklere özgün spor hareketleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mekik: Günlük 5-10 Mekkik çekin &lt;br /&gt;Şınav: günlük Min. 10 Şınav çekin&lt;br /&gt;Koşu: Haftada en az 5 km. Koşu yapın &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu spor hareketleri emin olunuzki cinsel hayatınıza canlılık katacaktır ve sizin cinsel performansınızı tavanlara taşıyacaktır hanımlar..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-418862937914499829?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/418862937914499829/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/saglkl-ve-uzun-cinsel-yasam-icin-spor.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/418862937914499829'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/418862937914499829'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/saglkl-ve-uzun-cinsel-yasam-icin-spor.html' title='Sağlıklı ve  uzun cinsel yaşam için spor yapın'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-3343449437550637580</id><published>2009-10-28T16:51:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T16:57:55.876-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel problemler'/><title type='text'>Çok rastlanan cinsel problemler nelerdir ?</title><content type='html'>Hayat cok zor artık.Bir kadın ve ir erkek bir ömrü paylaşıyor aynı yastık üzerinde.Bence cok zor iş .Ekonomik kaygılar maddi, manevi sıkıntılar , e tabı coluk çoçuk derken bir bakmışsınız hayatınız su gibi akmış ve hayatınızın aşkı bir yabancıya dönüşmüş.Cinsellikte size coktan lüks olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama unutulmamalıdırki sizi bir arada tutan en önemli bağ seksdir.Eğerki cinsel hayatınıza gereken özeni gösterırseniz bu size daha mutlu bir aile hayatını beraberinde getirecektir.Bizde bu konumuzda ilişki problemlerini ve çözümleirini anlatmaya calışacağız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada en çok rastlanan cinsel problemler nelerdir.?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 - Ten Uyumsuzluğu&lt;br /&gt;2 - Çiftlerin Seks Hayatında Vücut Saatlerinin Uyumsuzluğu&lt;br /&gt;3 - Çiftlerden Birinin Cinsel İsteksizliği&lt;br /&gt;4 - Kadınların Cinsel Cezaya Başvurmaları&lt;br /&gt;5 - Kadınlarda Vajinismus&lt;br /&gt;6 - Erkeklerde Erken Boşalma&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-3343449437550637580?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/3343449437550637580/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/cok-rastlanan-cinsel-problemler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3343449437550637580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/3343449437550637580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/cok-rastlanan-cinsel-problemler.html' title='Çok rastlanan cinsel problemler nelerdir ?'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-1106598188803278728</id><published>2009-10-28T16:47:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T16:51:14.547-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='afrodizyak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='en güçlü afrodizyaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='afrodizyaklar'/><title type='text'>En güçlü afrodizyaklar nelerdir</title><content type='html'>Ülkemizde ve dünyada cinsel güçü arttırmak için bir nevi viegra diyebileceğimiz ürünler meyveler sebzeler mevcuttur.Bunlara günlük hayatta kolaylıkla ulaşabilmemizde cok kolaydır.Bu ürünleri tüketmeniz size cinsel yaşamınızda yardımcı olacaktır emin olun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ürünleri sayacak olursak en başta gelenler Çikolata,Kahve,İstiridye,İstiridye,İncir, Çamfıstığı,Bal,Kırmızı biber,Avokado be muz'dur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ürünlerin tüketilmesinde ve bu ürünlere erişimde hiç bir zorluk çekmeyecek ve cinsel hayatınızda mutlu dakikala geçirebilrisiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-1106598188803278728?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/1106598188803278728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/en-guclu-afrodizyaklar-nelerdir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/1106598188803278728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/1106598188803278728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/en-guclu-afrodizyaklar-nelerdir.html' title='En güçlü afrodizyaklar nelerdir'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-5109902107907371404</id><published>2009-10-28T14:17:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T14:22:36.351-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='masturbasyon nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='masturbasyon yapma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='masturbasyon'/><title type='text'>Masturbasyonun zararıları.</title><content type='html'>Masturbasyonun zararılarını ele alırsak eğer bu konuda aşırıya giden cin erkektir.Nedeni ise kadınların genellikle zor orgazm oldukları ve her istediklerinde sonuça ulaşamadıklarıdır.Erkekler ançak masturbasyonu bir kaç hatta daha fazla kez bu olayı tekrarlama imkanına sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla masturbasyon yapan erkek şunu görecektirki artık her bir sonrasındakinde zorlanacağını ve vücudun artık teğki vermeyeceğidir.Nedeni bellidir artık vucüd sprem oluşturamayacaktır.Buda vucüdu zorlama sokar ve miğde kasılmasına hatta erkek organın ağrı sancılarının başlamasına yol açar.Tavsiyemiz aşırıya kaçmanız ve bu olayı partnerin ile yapmanızdır .En sağlıklısıda budur..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-5109902107907371404?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/5109902107907371404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/masturbasyonun-zararlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5109902107907371404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/5109902107907371404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/masturbasyonun-zararlar.html' title='Masturbasyonun zararıları.'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-4453476232308296498</id><published>2009-10-28T14:10:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T14:15:55.147-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilişkide istekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkekler ne ister'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel ilişki'/><title type='text'>Erkekler yatakta ne ister ?</title><content type='html'>Erkekler genellikle yatakta kontrolü ele almak isterler ve o anki sevişme dakikalarını kendileir yönetmek ister.Erkekleirn istekleri karşı cins kadınlaın hoşuna gideceği gibi gitmyecek durumlarda söz konusudur.Bunlardan en önemlisi anal sexdir.Genellikle kaıdnların büyük coğunluğu bu sex pozisyonunu istememekte ama genel dışında olan kadınlar ise onun için sabırsızlanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyede yaklaşık 100 kadına sorulduğunda ise beklenen sonuç ortaya çıkmıştır.Türk kadınlarının %99 u anal sexe karşı %1'i ise eşim isterse neden olmasın cevabı vermiştir.Buda belli oluyorki türk kadınları klasik sevişmelerden tat almakta ve orgazm olmaktadır.Acaba erkekler buna ne demektedir bilemeyiz tabiki .Erkekler içinde bir anket yapılırsa anlarız .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-4453476232308296498?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/4453476232308296498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/erkekler-yatakta-ne-ister.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4453476232308296498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/4453476232308296498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/erkekler-yatakta-ne-ister.html' title='Erkekler yatakta ne ister ?'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4620252084569649926.post-2192853630983115182</id><published>2009-10-28T13:19:00.000-07:00</published><updated>2009-10-28T13:30:35.787-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın orgazm olma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orgazm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orgazm nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın orgazm'/><title type='text'>Kadınlar Hangi Pozisyonlarda  Orgazm Olur ?</title><content type='html'>&lt;style&gt;.wysiwyg {  PADDING-RIGHT: 0px; PADDING-LEFT: 0px; BACKGROUND: #f5f5ff; PADDING-BOTTOM: 0px; MARGIN: 5px 10px 10px; FONT: 10pt verdana, geneva, lucida, 'lucida grande', arial, helvetica, sans-serif; COLOR: #000000; PADDING-TOP: 0px } .wysiwyg A:link {  COLOR: #22229c } .wysiwyg_alink {  COLOR: #22229c } .wysiwyg A:visited {  COLOR: #22229c } .wysiwyg_avisited {  COLOR: #22229c } .wysiwyg A:hover {  COLOR: #ff4400 } .wysiwyg A:active {  COLOR: #ff4400 } .wysiwyg_ahover {  COLOR: #ff4400 } P {  MARGIN: 0px } .inlineimg {  VERTICAL-ALIGN: middle } &lt;/style&gt;&lt;p&gt;Genellikle kadınların en cok tercih etmiş oldukları pozisyonlar üstte  olduklarıı pozisyonlardır.Çünkü böylelikle kendilerini güvene  almaktadırlar.Üstte oldukları pozisyonlarda kendi orgazmlarını  ayarlayabilirler.Genel olarak konuyu ele alırsak kaıdnların en cok sevmiş  oldukları ve kendilerini güvende hissettikleri pozisyonlar üstte oldukaları  pozisyonlardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Peki neden üstte orgazm olurlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çünkü bu pozisyonun avantajı klitoristin  erkeğin bedanine sürekli temas etmesindir.Eğerki vajinaya arka tarafdan bir  giriş söz konusu ise kadın klitoristininin el yardımı ile uyarılması  gerekmektedir.Şunu uutmayalımki kadınların orgazmları daha zor ama daha zevk  vericidir.Erkeklere nazaran cok az orgazm olurlar ama olduklarındada herşeye  değmiş sayarlar..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;b&gt;Orgazmı bilmeyenlerimiz içinde biraz nalatacak olursak...&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Orgazm olgusunu tarif etmek genelikle cok zordur. Orgazm, çeşitli cinsel  uyaranlarla beynin uyarılması ile başlayan ve uyaranların etkisiyle kişide hem  bedensel hem de ruhsal olarak algılanan bir tatlımsı ve zevk verici "histir".&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Orgazm oluşumu için en önemli uyaran dokunsal olanlar olmasına karşın sadece  görsel veya işitsel uyaranlarla orgazm olunması da özellikle kadınlarda  mümkündür.. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4620252084569649926-2192853630983115182?l=cinselsagliktr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/feeds/2192853630983115182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/kadnlar-hangi-pozisyonlarda-orgazm-olur_28.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2192853630983115182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4620252084569649926/posts/default/2192853630983115182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://cinselsagliktr.blogspot.com/2009/10/kadnlar-hangi-pozisyonlarda-orgazm-olur_28.html' title='Kadınlar Hangi Pozisyonlarda  Orgazm Olur ?'/><author><name>admin2</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
