8 Şubat 2010 Pazartesi

Kadinlarda akinti nedenleri

" Vajinal akıntılar, kadını jinekoloğa götüren nedenlerin en başında gelen ve kişisel, sosyal ve cinsel yaşamını etkileyen rahatsızlıklardır. "

Yaşamın hemen her döneminde karşımıza çıkabilmekle beraber en sık olarak üreme çağındaki cinsel aktif kadınlarda görülürler.

Akıntılarla ilgili en önemli konu belki de anormal akıntıyı normal akıntıdan ayırd etmek ve ve buna neden olabilecek yanlış kişisel alışkanlıklar ve hijenik hatalardan vazgeçmektir.



Normal ya da Fizyolojik akıntı nedir ?

Vajina normal olarak nemli bir yapıya sahiptir.Vajina duvarlarındaki ve vajinanın içinde bulunan rahim ağzındaki bezelerden salgılanan sıvılar bu nemliliği,ıslaklığı sağlar.

Normal sayılan ya da fizyolojik adı verilen akıntılar kokusuz, şeffaf ve sümüksü kıvamda olan akıntılardır. Bu akıntı, ovulasyon adı verilen yumurtlama dönemi gibi östrojen yani kadınlık hormonunun yükseldiği dönemlerde artış gösterir. Yani iki adet arasına rastlayan dönemde bu akıntıda bir miktar artış olabilir. Aynı şekilde adetin hemen öncesinde de akıntıda hafif bir artış olması normaldir.

Ayrıca cinsel uyarım sırasında vajinayı çevreleyen bezlerden salgılanan ve ilişkiyi kolaylaştırıcı, kayganlaştırıcı, kendine has bir kokusu ve krem - beyaz rengi olan sıvı da yine fizyolojiktir.

Gebelikte de rahim ağzından salgılama yapan bezlerin bezlerin aktivitelerinin gebelik hormonlarına bağlı olarak artması nedeniyle yine krem-beyazımsı renkli, olan akıntılar da normaldir.

Alışılmış vajinal akıntının miktarı, kıvamı ve diğer özellikleri değiştiğinde mutlaka hekime başvurmak gerekir.Adet dönemine yaklaştıkça bazen vajinada bir koku olabilir ve akıntı rengi koyulaşabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların bu dönemde getirdiği etkidendir.

Anormal akıntıların sık karşılaşılan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken nedenleri mikrobiktir, yani rahatsız edici akıntılar genellikle birer enfeksiyondur ama öncelikle bu konuda alınması gereken temel önlemlere göz atarsak:

İlişkiden ve adet kanaması bittikten sonra, vajina içi yıkanmamalı yani vajinal duş alışkanlığından vazgeçilmelidir.

Bu işlem vajina içersinde normalde yer alan ve çoğunluğunu laktobasil adı verilen mikroorganizmaların oluşturduğu doğal ortamı yani "florayı" bozar ve enfeksiyonların oluşmasına zemin hazırlar.

Eğer bir temizlik yapılacaksa, vajina dış kısmı ılık, duru, temiz suyla ya da bu amaçla hazırlanmış pH'sı yani asitliği uygun özel solüsyonlarla yıkanabilir. Yıkama işleminden sonra vajen girişi kurulanmalıdır.

Önemli bir konu da tuvalette temizlik mutlaka önden arkaya doğru yapılmalıdır.

Havuz, sauna, küvet gibi ortak kullanılan yerlerin temizliğinden emin olunmalıdır. Bu ortamlardan da enfeksiyon alınması olasılığı vardır.

Banyo, havuz, sauna ve egzersizden sonra ıslak,terli çamaşır veya mayolar vücutta uzun süre kalmamalıdır.

Eğer çok eşli bir cinsel yaşam varsa mutlaka prezervatif ile korunmalıdır.

İç çamaşırlar olabildiğince pamuklu ve yünlü yani doğal maddelerden olmalıdır.

Vajinal tampon ve pedler sık sık değiştirilmelidir (en çok 6 saat).

Adet kanaması döneminde kadına yaşamında ve tüm sosyal aktivitelerinde hareket serbestliği sağlaması, denize girebilme imkanı vermesi için üretilen vajinal tamponların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tamponun sık aralıklarla yenisiyle değiştirilmesinin ihmal edilmemesidir. Vajinal tamponu yerleştirdiğiniz andan itibaren kanla temas sonrasında bakteriler hızla çoğalmaya başlar.

Vajinal tamponlar uygun kullanıldıklarında vajinanın doğal ortamını bozmazlar. Ancak uzun süre vajina içinde kaldığında ciddi enfeksiyonlara bile neden olabilirler.

Adetliyken cinsel ilişki kurulmasını yasaklamak için yeterli tıbbi neden olmamakla beraber, kendinizi bu dönemde yeterince rahat hissetmiyorsanız eşinizle konuşarak kanamalı dönemlerde ilişkiyi ertelemelisiniz.

Genital sistem enfeksiyonlarının en sık adet kanaması sonrasında gerçekleştiği düşünüldüğünden bu açıdan risk altında olan kadınlar (daha önceden geçirilmiş enfeksiyon, çok eşli yaşam veya eşin çok eşli yaşam sürmesi gibi) bu dönemde ilişkide bulunmaktan kaçınmalıdırlar.

Hoş koku amacıyla vajen ağzında deodorant parfüm veya sabunlar (nötral pH ‘lı ve doktor önerisyle alınanlar dışında) kullanılmamalıdır.

Dar pantolon ve sıkı iç çamaşırları sıkça kullanılmamalıdır.

Eğer varsa şeker hastalığı kontrol altında tutulmalıdır. Şeker hastalığının ilk belirtisi bazen bu tür geçmeyen kaşıntılı akıntılar da olabilir.

Vajina içersinde bulunan laktobasillerin şekerden asit yapmaları için yumurtalık hormonları özellikle de estrojen hormonu gereklidir. Estrojen hormonunun azaldığı durumlarda örneğin menopozda vajende laktobasiller azalarak ortamın asiditesi azalır ve probleme yol açabilecek mikropların üremeleri kolaylaşır. Dolayısıyla kadının enfeksiyona yakalanma oranı artar.

Ayrıca herhangi bir sebeple kullanılan antibiyotikler de laktobasilleri öldürerek vajinada mantar ve diğer bakteri enfeksiyonlarının oluşmasına yol açabilirler. Dolayısıyla antibiyotik kullanan kadınların tedavi bitiminde kaşıntıdan yakınmaları sık görülmektedir.

Cinsel ilişki ile geçen parazit kökenli hastalıklar içinde en yaygın görüleni trikomonastır.

Trikomonas sık görülen bir vajinal enfeksiyondur ve bu hastalığa Trikomonas Vaginalis adlı bir parazit yol açmaktadır.

Trichomonas Vaginalis kuyruğuyla hareket eden ve vajinal ortamda kolaylıkla üreyerek vajinit yapabilen bir mikroorganizmadır. Genellikle cinsel ilişkiyle bulaştığı bilinmesine rağmen ortak kullanılan tuvaletlerden, havlulardan ve iç çamaşırlardan, havuzdan da bulaştığı düşünülmektedir.

Belirtiler nelerdir ?

Trikomonas vajinitinin en sık görülen belirtileri sarı-yeşilimsi köpüklü, kötü kokulu bol vajinal akıntı ve sıklıkla vulvada (genital bölgenin dış kısmında) olan kaşıntıdır. Cinsel ilişkide yanma, batma, acıma hissi sıklıkla gözlenir.

Trikomonas vajiniti cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer aldığından kadının eşinin de tedavi edilmesi gerekir. Çünkü erkeklerde sıklıkla belirti vermeyen bir enfeksiyon türüdür. Bu infeksiyonun gebelik döneminde suların erken gelmesine ve erken doğum tehdidine neden olduğu da düşünülmektedir.

Teşhisi nasıl konulur?

Tecrübeli bir hekim için şikayetlerin dinlenmesi ve muayene ile bu enfeksiyonun tanısını koymak aslında pek de zor değildir. Ama kesin emin olunmak isteniyorsa kadınlarda vajina erkeklerde ise idrar borusundaki akıntıdan örnek alınır ve bu örnek, mikroskopta incelenir.

Korunma yöntemi

Enfeksiyondan korunmada cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma önlemlerine uyulması çok önemlidir. Bu tür hastalıklara karşı en etkin korunma yöntemi kondom (prezervatif) kullanmaktır. Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olmak, iç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara girmemek de uyulması gereken kurallardır.


Vajinal enfeksiyonlar (iltahaplar) arasında en sık görülenlerden birisi mantar enfeksiyonlarıdır.

Mantar enfeksiyonları vajinal enfeksiyonlar içinde en sık görülenlerdendir.

Gebelik, geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı, bağışıklık sisteminin değişik nedenlere bağlı olarak baskılanması ve diabet (şeker hastalığı)mantar enfeksiyonun oluşmasına zemin hazırlayan en belli başlı faktörlerdendir.

Genel olarak cinsel ilişkiyle bulaşan bir hastalık olmamasına karşın nadiren cinsel yolla da bulaşabilir.

Özellikle yaz aylarında hava sıcaklığının yükselmesiyle beraber genital bölgenin nemli kalmasına bağlı olarak vajinal mantar enfeksiyonlarında artış görülmektedir.

Çoğu kez vajinada normal olarak bulunan mantarların, vajen florasında meydana gelen değişiklikler sonucu aktif hale gelmesi ile kişide enfeksiyon gelişebilir. Ayrıca sentetik çamaşırlar, dar pantolonlar da mantar enfeksiyonu riskini arttırmaktadır.

Bunların dışında yine yaz aylarında ve özellikle havuz sonrası bu şikayetlerin arttığı görülmektedir. Burada sebep sanılanın aksine havuzdan mantar bulaşması değil, havuz suyundaki klorün vagen florasındaki yararlı bakterileri öldürmesi sonucu var olan mantar sporlarının aktif hale gelmesidir.

Şikayet olarak hastaların çoğunda yukardaki resimdekine benzer beyaz renkli, parçalı, kesik süt görünümlü akıntı ve özellikle de kaşıntı vardır.

Ayrıca kimi bayanlarda vajinal ağrı, cinsel ilişkide ağrı ve yanma hissi, idrar yaparken yanma ve nadiren hoş olmayan bir koku da olabilir.

Kaşıntının şiddetine göre cinsel organların dış kısmında, vajinanın girişinde tahrişe bağlı kızarıklık ve şiş bir görünüm de olabilir.

Tipik olarak şikayetler adetin başlamasından önceki günlerde daha şiddetlenir ve adetle birlikte bir miktar azalır.

Mantar enfeksiyonlarının çok büyük çoğunluğundan Candida Albicans denen mantar türü sorumludur. Bu yüzden bu hastalığa vajinal candidiasis de denir.

Teşhis için genellikle doktorun hastanın şikayetlerini dinlemesi ve muayene etmesi yeterlidir. Ancak bazı hekimler kesin tanı amacıyla vajinal akıntı akıntıdan aldıkları örneği örneği lam (cam parçası) üzerine alarak bir damla % 10 luk potasyum hidroksit ekledikten sonra mikroskop altında incelerler.

Tedavide ağızdan alınan ya da vajinal yolla kullanılan ilaçlar yanında lokal olarak uygulanan pomat ve kremler de kullanılabilir.

Vajinal mantar enfeksiyonlarının çoğu lokal tedaviye cevap verir. Ancak direnç gösteren ya da tekrarlayan enfeksiyonlarda ağızdan alınan tedaviye gerek olabilir.

İlaç tedavisine ek olarak ayrıca hastaya apış arasını ve cinsel organları kuru tutması, sentetik ve dar çamaşırlar yerine pamuklu ve rahat çamaşırları tercih etmesi önerilir.

Ayrıca genital bölgenin temizliği için normal sabun, parfümlü kozmetik ürünleri gibi tahrişe yola açabilecek temizlik ürünleri değil, bu bölge için özel üretilmiş sabunlar kullanılmalıdır.

Bunların dışında yaz aylarında havuz sonrası genital bölgenin kuru kalması için hanımlara ıslak mayo veya bikini ile kalmamalarını, klorlu sudan arınmak için havuz sonrası duş almalarını da önermekteyiz.

Gebelikte, özellikle ilk üçayda lokal uygulanan pomatlar dışındaki ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.

Vajinada tekrarlayan mantar enfeksiyonlarında altta yatan bir diabet (şeker) hastalığı da araştırılmalıdır.

Cinsel ilişki ile geçen hastalıklar grubunda en sıklıkla karşılaşılan bir diğer vajinal akıntı nedeni Trikomonas adı verilen bir parazittir. Mutlaka eş tedavisini de gerektiren bu mikrobun son yıllarda görülme sıklığı da oldukça artmıştır.

Trikomonas enfeksiyonu hakkında daha detaylı bilgi için lütfen tıklayınız..

Herşeyden önemlisi düzenli olarak tarama amaçlı smear testi (pap-test) yaptırılmalıdır. Çünkü anormal bir akıntının oldukça nadir, ancak en korkulması gereken sebebi rahim ve rahim ağzı kanserleridir.

Günlük Sağlık Haberleri

0 yorum:

Yorum Gönder